(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 149 ada 8 parsel sayılı 1456.27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz genel harman yeri vasfıyla köy orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Askı ilan süresi içinde Ali Yüksel irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin 21.7.2003 tarihli teknik bilirkişinin krokili raporunda 8/a ile gösterilen 823.26 metrekarelik bölümünün özel harman yeri vasfıyla davacı Ali yüksel adına tapuya tesciline, 8/b ile gösterilen 633.01 metrekarelik bölümünün Köşk Köyü Tüzel Kişiliğine ait Harman yeri olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz genel harman yeri olduğu nedeniyle orta malı vasfı ile tespit edilmiş, davacı Ali Yüksel irsen intikale ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Tespit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya nazaran uyuşmazlık, taşınmazın özel harman yeri mi yoksa genel harman yeri mi olduğu yönünde toplanmaktadır. Bilindiği üzere kamu orta malı niteliğindeki genel harman yerlerinin zilyetlikle iktisabına olanak yoksa da, özel harman yerlerinin zilyetlikle iktisabına engel bir hüküm bulunmamaktadır. Yine genel harman yerleri ile ilgili davalarda dinlenecek bilirkişi ve tanıklarında davanın sonucunda yararı bulunmayan komşu köylerden seçilmeleri gerekir. Yerel bilirkişi seçiminde bir isabetsizlik yoksa da, yaşı itibari ile taşınmazın öncesini ve genel ya da özel harman yeri olup olmadığı konusunda yeterli bilgiye sahip olduğu söylenemez. Tanıklar ise taşınmazın bulunduğu köydendir. Her ne kadar mahkemece dava önce Nasır Aslan ve Ali Yüksel tarafından Köşk köyü ve Halil Polat aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası sonunda verilen karar hükme dayanak yapılmış ve güçlü delil olarak kabul edilmiş ise de söz konusu kararın ilamın tarafı olmayan hazine yönünden bağlayıcılığı yoktur. Hal böyle olunca taşınmazın genel harman yeri mi yoksa özel harman yeri mi olduğu hususunun duraksayamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde taraflardan komşu köylerden olmak üzere taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, yerel bilirkişi temininde aynı yöntem izlenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla taraflarca gösterilecek tanıklar, tutanak bilirkişileri ve de elatmanın önlenmesi davasında dinlenen bilirkişi ve tanıklar eşliğinde yerinden yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın umumun yararlandığı genel harman yeri mi yoksa davacıya miras bırakanlarından kalan özel harman yeri mi olduğu, 3.kişilerin taşınmaza harman döküp dökmedikleri, dökmeleri halinde bunun davacının ve babasının izni ile olup olmadığı, harman dökümü dışında kalan zamanlarda davacının taşınmazdaki zilyetliğinin tezahür şeklinin ne olduğu olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, komşu 7, 10 ve 11 nolu parseller hakkında açılıp sonuçlanan davalar bulunduğu araştırılarak olduğunda verilen kararların davaya etkisi üzerinde durulmalı, yukarıda ayrıntıları açıklanan hususlarla ilgili olarak gerektiğinde komşu parsellerin malik ya da zilyetlerinin tanık sıfatı ile bilgilerine başvurulmalı, taşınmazın kamu orta malı niteliğindeki genel harman yeri olduğunun belirlenmesi durumunda bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın bir bölümünün özel diğer bölümünün genel harman yeri olduğunun saptanması durumunda bu yerlerin miktar ve konumları düzenlettirilecek krokiye aksettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de; asliye hukuk mahkemesinin 1983/556-1085/495 sayılı ilamlarına göre taşınmazın krokisinde 8/b ile gösterilen yerinin özel harman yeri olarak kabul edilmesine karşın genel harman yeri, 8/a ile işaretli bölümünün ise genel harman yeri olmasına karşın özel harman yeri olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, kamu orta malı niteliğindeki genel harman yerlerinin aidiyetinin kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu düşünülmeden yazılı olduğu üzere Köşk Köyü tüzel kişiliğine ait harman yeri olduğuna karar verilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy