(3402 S. K. m. 16/B)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 179 ada 1 parsel sayılı 51000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve zilyetlik nedeniyle Ovakent Belediyesi adına tespit edilmiş, 9 parsel sayılı 9500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Askı ilan süresi içinde Ahmet Öztürk irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ortak miras bırakanı babası Hasan Hüseyin Öztürk mirasçıları adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın 9 nolu parsel yönünden kabulüne, 1 nolu parselin teknik bilirkişinin raporlu krokisinde (A) harfiyle kırmızı renkle gösterilen 26.700 metrekarelik bölümü yönünden kısmen kabulü ile payları oranında Hasan Hüseyin Öztürk mirasçıları adına tapuya tesciline, 1 nolu parselin (B) harfi ile gösterilen 24.300 metrekarelik kısmının ise tespit gibi Ovakent Belediyesi adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Usul Yasası Hükümlerine göre hükmü temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Dava konusu 179 ada 1 nolu parselin belediye tüzel kişiliği adına yapılan tespitine hazine itiraz edip dava açmadığı gibi, Ahmet Öztürk tarafından açılan davaya da yöntemine uygun olarak katılmamıştır. Mahkemece ara kararıyla davaya dahil edilmesi hazineye taraf sıfatını kazandırmayacağından bu parselle ilgili hükme yönelik temyiz dilekçesinin (isteminin) açıklanan nedenlerle REDDİNE,
2- Hazinenin 179 ada 9 nolu parsel ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Taşınmazı batı ve güney yönlerden mer'a olarak sınırlandırılan ve tespitleri kesinleşen 3, 7 ve 10 nolu parseller çevrelemektedir. Doğu yönden komşu olan 1 ve 2 numaralı parsellere revizyon gören Eylül 1944 tarih 154 nolu tapı kaydı da nizalı parsel yönünü mer'a olarak okumaktadır. Resmi kayıt ve belgelere, eylemli duruma ters düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Hal böyle olunca taşınmazın öncesinin mer'a olduğunun kabulü gerekir. Kamu orta malı niteliğindeki mer'aların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkün değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın reddiyle taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca mer'a niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy