(818 S. K. m. 41, 42, 142) (2918 S. K. m. 88, 90) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı adına kayıtlı ve idaresinde bulunan 22 LN 402 plakalı aracın freninin patlaması nedeniyle çarptığı 34 CNB 46 plakalı aracında müvekkiline ait 34 MFB 22 plakalı araca çarptığını belirterek araçta meydana gelen 660.800.000 TL hasar bedeli ve 500.000.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 1.160.800.000 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini, kazaya 22 LL 347 plakalı dava dışı aracın neden olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 1.160.800.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından doğan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile kusurun 8/8 oranında davalı araç sürücüsünde olduğunu ileri sürerek kendi araç sürücüsünün kusursuz olduğunu belirtmektedir. Bir kısım kusurun dava dışı üçüncü kişide olduğu yargılama sırasında anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasasının 88. maddesi gereğince aynı zarardan sorumlu olanların müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş, Borçlar Kanununun 142. maddesi gereğince ise davacıya istediği borçluya başvurma hakkı tanınmıştır. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- HUMK.nun 275 ve devamı maddelerine göre çözümü özel bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi ve tarafsız kimselerin bilirkişi olarak dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Somut olayda davacının aracını tamir eden kaporta ustasının bilirkişi olarak seçilmesi ve (konusunda uzman) olmayan bilirkişi tarafından verilen yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy