(818 S. K. m. 41, 42) (2918 S. K. m. 90)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar Mehmet Sait ve Rıdvan Harman vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili müvekkilinin sevk ve idaresindeki 21 AL 718 plakalı traktör ile arkasına bağlı römork ve mibzer'e davalılardan Rıdvan'a ait Mehmet'in sevk ve idaresindeki 34 BE 3697 plakalı araçla çarptığını belirterek traktörde meydana gelen 5.115.000.000 TL hasar ve 1.500.000.000 TL değer kaybı olmak üzere toplam 6.615.000.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı Mehmet, kusur ve hasar miktarına itiraz ederek, davacının sigortaya başvurması gerektiğini davanın reddini savunmuştur.
Davalı Rıdvan vekili, yargılama sırasında kusur ve hasar raporlarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Axa Oyak Sigorta vekili, savunma yapmamıştır.
İhbar olunan Anadolu sigorta vekili, davalı aracının sigortalıları olmadığını, dahili dava yolu ile taraf olamayacaklarından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 1.732.586.625 TL tazminatın davalılar Mehmet Sait ve Rıdvan yönünden olay tarihinden Axa Oyak Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden ve 1.200.000.000 TL poliçe limitiyle sınırlı olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, dahili dava edilen Anadolu Sigorta şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalılar Mehmet Sait ve Rıdvan Harman vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve özellikle haksız eylemden doğan tazminat borcunun olayın meydana geldiği andan itibaren ve ihtara gerek kalmadan istenebilir hale gelmesine göre tazminat borcuna olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, hasarın giderilmesi için fatura ve harcama belgesi ibraz etmemiş, dolayısıyla %18 KDV ödediğini de ispatlayamamıştır. Bu durumda zararın hesaplanmasına ilişkin 21.6.2004 tarihli uzman bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, rapordaki zarar miktarına mahkemece %18 KDV eklenerek tazminata hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 22.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy