(3402 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm taraflar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 108 parsel sayılı 981.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Sedat Özen adına tespit edilmiş ve taşınmaz üzerindeki kargir binanın kısmen ormana tecavüzlü olduğu hususunda beyanlar hanesinde şerh verilmiştir. Askı ilan süresi içinde Hazine taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu nedeniyle Sedat Özen ise adına tespit edilen 108 sayılı parselin yüzölçümünün 1100 metrekare olması gerekirken 981 metrekare olarak tespit edildiği ve 119 metrekarelik yerde hak sahipliğinin tespiti ve kadastro işleminin iptali isteğiyle dava açmıştır. Her iki dava dosyası birleştirildikten sonra mahkemece davacı-davalı Hazinenin ve davalı-davacı Sedat Özen'in davasının reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı Sedat Özen adına tespit edilen 108 nolu parselin 1100 m2 olması gereken yüzölçümünün 981 m2 olduğunu, kalan 119 m2'lik kısmın güneydeki kadastro harici bırakılan yer içerisinde kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. İleri sürülüşe göre dava krokide (A, B, C ve D) ile gösterilen bölümlere yönelik bulunmaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26/son maddesinde Kadastro Mahkemesinin görev ve yetkisinin taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı hükme bağlanmıştır. Dava edilen yerler hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğine göre davacının iddiasının incelenmesi kadastro mahkemesinin görevi dışındadır. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın tüm aşamalarında re'sen (kendiliğinden) gözönünde bulundurulması gerekir. Bu durumda davacının davasının görev yönünden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Şile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması değildir.
2- Hazinenin temyizine gelince: Temyiz, 108 nolu parselle ilgile hükme yönelik bulunmaktadır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın 1978 yılında yapılıp 981 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığının ve ayrıca taşınmazda tahditin kesinleştiği tarihten itibaren tespitin gününe kadar 20 yılı aşkın süre ile davacı Sedat'ın çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyet olduğunun keşif, uygulama¸ bilirkişi ve tanık sözleri ve uzman bilirkişi raporuyla saptanmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir, REDDİNE
Ancak, sicil oluşturmakla görevli Kadastro Hakimi taşınmazın ada, pafta ve parsel numarası ile paydaş ve pay oranlarını belirtmek suretiyle taşınmazın kim ya da kimler adına tesciline karar verildiğini hüküm yerinde göstermesi gerekirken mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın reddine denilmesiyle yetinilip sicil oluşturmaya esas olacak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yazılı nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy