(818 S. K. m. 41, 42)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İbrahim Hakkı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki olduğu 34 TJ 2210 plakalı aracına, davalılardan İbrahim Hakkı'ya ait Şenol'un sevk ve idaresindeki 10 TD 200 plakalı araca çarptığını belirterek 1.900.000.000 TL değer kaybı ile araç mahrumiyeti zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalı Şenol Güney hakkındaki davayı atiye terk etmiştir.
Davalı İbrahim Hakkı vekili, müvekkilinin kusursuz, tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Şenol Güney'e tebligat yapılmamıştır.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davalılardan Şenol Güney için dava atiye bırakılmış olmakla onunla ilgili bir karar ittihazına yer olmadığına, 1.900.000.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İbrahim Hakkı'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı İbrahim Hakkı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1- Mahkemece, toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı İbrahim Hakkı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davacı aracı ticari araç kabul edilerek kazanç kaybı 1.425.000.000 TL olarak belirlenmiş ise de, aracın ticari faaliyette kullanıldığına dair ve tamir süresi içerisinde yerine ikame edilen aracı ile ilgili yapmış olduğu harcamalar konusunda dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, davacıdan bu konudaki delilleri sorularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İbrahim Hakkı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 14.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy