(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm Zübeyde Ç. mirasçıları M. Sıddık Çelebi ve M. Sait Çelebi, katılan Abdülkadir Ç. ve Mehmet Mendi S., davacı M. Şerif Eroğlu ve katılan davacı Ahmet E. ile arkadaşları, davalı Abuzer L. mirasçıları ve Feridun L. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 268 parsel sayılı 145750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile paylı olarak Abuzer L. ve arkadaşları adına tesbit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen Hazine norm fazlalığına M. Latif Sönmez tapu ve vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, M. Talip Çelebi irsen intikalle gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, M. Şerif Eroğlu ve katılan arkadaşları tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, Zübeyde Çelebi mirasçıları tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Dava sırasında Mehmet Mehdi S. ve Abdülkadir Ç. taşınmazın 75750 metrekarelik kısmı için tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini ileri sürerek davaya katılmıştır.
Mahkemece davacı ve katılanların davalarının reddine, Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu parselin Hazine adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm Zübeyde Çelebi mirasçıları M. Sıddık Çelebi ve M. Sait Çelebi, katılan Abdülkadir Ç. ve Mehmet Mehdi S., davacı M. Şerif Eroğlu ve katılan davacı Ahmet E. ile arkadaşları, davalı Abuzer L. mirasçıları ve Feridun L. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunamamaktadır. Kadastroca taşınmaz vergi kaydına, irsen intikale ve zilyetliğe dayalı olarak payları oranında Abuzer L. ve arkadaşları adına tespit edilmiş, davacılardan Hazine taşınmazın norm fazlası olduğu iddiasına, M. Latif Sönmez ve Zübeyde Ç. mirasçıları tapu ve vergi kaydı ve zilyetliğe, M. Talip Çelebi resen intikal ve zilyetliğe, M. Şerif Eroğlu tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlar, Mehmet Mehti S. ile Abdülkadir Ç. ise tapu vergi kaydına ve zilyetliğe dayanarak taşınmazın 75750 m2 lik bölümünün adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Zübeyde Ç. mirasçılar M. Sıddık ve M. Sait ile katılanlar Abdülkadir Ç. ve Mehmet Mehti S.'in dayanmış oldukları tapu ve vergi kayıtlarının taşınmazın dava ettikleri bölümlerine uymadığı keşif ve uygulamayla saptanmış olup yapılan uygulamada yeterli bulunmaktadır. Kaldı ki taşınmaz yönünü dayandıkları tapu kayıt maliki ya da mirasçılarını okuyan komşu parsel kayıtları da bulunmamaktadır. Ne var ki Zübeyde Ç. mirasçılarının taşınmazın krokisinde (a), katılanlar Abdülkadir Ç. ve Mehmet Mehti S.'in taşınmazın (c) ile gösterilen bölümleri üzerinde zilyet oldukları haber verilmesine karşın zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi gereği gibi araştırılmamış ve zilyetlik sürelerinin tespit tarihine kadar mı yoksa keşif tarihine kadar mı olduğu yönüne açıklık getirilmemiştir. Katılan Ahmet E. ve arkadaşlarının dayandıkları rebülahir 1279 tarih 227 ve gittisi olan 28.9.1955 tarih 16 nolu tapu kaydı ile davalılar Abuzer L. ve arkadaşlarının dayandıkları 1937 tarih 137 tahrir nolu vergi kaydının uygulaması ile ilgili yerel bilirkişi sözleri soyut içerikli olup, ayrıca Ahmet E. ve arkadaşlarının taşınmazda zilyet olup olmadıkları, zilyet iseler neresini kullandıkları açıklığa kavuşturulmamış, Abuzer L. ve arkadaşlarının zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimiyle ilgili bilirkişi ve tanık sözleri de keza soyut içerikli ve olaylara dayalı bulunmamaktadır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle taraflardan dava konusu taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşiflerde dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklarla taraflarca gösterilecek tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak katılanlar Ahmet E. ve paydaşlarının dayandıkları rebülahir 1279 tarih 227 ve gittisi 28.9.1955 tarih 16 nolu tapu kaydı ile tespite esas alınan ve aynı zamanda Abuzer L. ve arkadaşlarının dayandıkları 1937 tarih 137 tahrir nolu vergi kaydı taşınmazı ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanmalı, bilirkişilere kayıtların sınırında okunan kişi yerleri arazi üzerinde göstertilip, düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, R.ahir 1279 tarih 227 nolu tapu kaydının sınırında okunan Ali'den komşu 166 nolu parsele revizyon gören tapu malikleri arasında geçen, Ali'nin Hasan'ın komşu 287 nolu parsele revizyon gören tapu maliklerinden Hasan'ın kast edilip edilmediği Yusuf ve Ömer yerlerinin ise halen kimlerin elinde olduğu bilirkişi ve tanıklara açıklattırılmalı, Zübeyde Çelebi mirasçıları M. Sıddık ve M. Sait'in taşınmazın (a), katılanlar Abdülkadir Çelebi ve Mehmet Mehti S.'in (c), davalıların (b) harfi ve krokide veri kaydı kapsamı olarak gösterilen 15.000 m2 lik yer üzerindeki zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, 20 yıllık zilyetlik süresinin hesaplanmasında tespit tarihinin esas alınması gerektiği gözönünde bulundurulup bilirkişi ve tanık sözleri bu yönden değerlendirilmeli, Ahmet E. ve arkadaşlarının taşınmazda zilyet bulunup bulunmadıkları, zilyet iseler tümünde veya belli bir bölümünde zilyet olup olmadıkları kendilerine açıklattırılıp ona göre bilirkişi ve tanıklardan bu konudaki bilgileri sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, komşu parseller hakkında verilip kesinleşen kararlar bulunduğunda karar örnekleri getirtilip incelenmeli ve davaya etkisi üzerinde durulup delillerin değerlendirilmesinde nazara alınmalı, gerektiğinde 3402 S.K.nın. 14.maddesindeki kısıtlayıcı hükümleri nazara alınarak Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri nezdinde gerekli araştırma yapılmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini ve taşınmazın değişik bölümlerinin değişik kişilerce zilyet edilmiş olması halinde bu yerlerin konum ve miktarlarını yansıtır biçimde kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı M. Şerif Eroğlu ve katılan davacılar Ahmet E. ve arkadaşları, katılan Zübeyde Ç. mirasçıları M. Sıddık Çelebi ve M. Sait Çelebi, katılan Abdülkadir Ç. ve Mehmet Mehti S., davalı Abuzer L. mirasçıları ve Feridun L.'nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 20.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy