(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının sevk ve idaresindeki 34 XX XXX plaka sayılı araçla ışık ihlali yaparak müvekkilinin sevk ve idaresinde 34 XX XX plaka sayılı aracın hasarlanmasına neden olduğunu iddia ederek 4.701.000.000.-TL hasar ve 500.000.000.TL değer kaybı olmak üzere toplam 5.201.000.000.-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının araç maliki olmadığını, husumet ehliyetinin bulunmadığını, kusurlu olmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 4.650.000.000.- TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, kaza esnasında aracı kullanan sürücünün aracı aynen iade ile yükümlü olmasına ve bu nedenle aktif dava eh1iyeti bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 14.06.2004 tarihli bilirkişi raporunda davalının 6/8, davacının ise 2/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili 08.07.2004 tarihli celsede bu rapora karşı diyecekleri olmadığını bildirmiştir. Alınan ikinci bilirkişi raporunda davalı tam kusurlu bulunmuştur.
Mahkemece bu rapora değer verilerek hüküm kurulmuştur. Davacı vekili ilk bilirkişi raporuna diyeceği olmadığını bildirdiğinden kusur oranı yönünden davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu hale göre kusur oranı yönünden ilk rapora değer verilerek hüküm kurulması gerekirken ikinci rapora değer verilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda ( i ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy