(818 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar malik ve sürücüsü bulundukları 06
70 plaka sayılı araca maktul E. Arslantaş'ın sevk ve idaresindeki 06 .. 06 plaka sayılı aracın sebep olduğu kaza sonucu demir boru bariyerlerinin kırılıp araçlarının üzerine düşmesi sonucu hasar meydana geldiğini iddia ederek, 2.270.000.000.TL tazminatın davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı B. Demirel vekili davacı araç sürücüsü K. Yanıktepe'nin dava açma sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu fiille zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davalılardan E. Arslantaş mirasçıları aleyhine açılmış bulunan dava atiye terk edildiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına 504.562.560.TL'nin davalı B. Demirel'den dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Davacılar meydana gelen zararın karşılanması talebiyle davalı araç maliki ve kaza sırasında ölen araç sürücüsü mirasçılarına karşı dava açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 18.10.2004 tarihli bilirkişi raporunda davalı müteveffa sürücü E. Arslantaş'ın %25, dava dışı sürücüsü ve plakası saptanamayan Volkswagen marka trasporter tip beyaz renkli araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Müteselsil sorumluluk yasadan kaynaklanan bir sorumluluktur. Borçlar Kanunu'nun müşterek borçluların mesuliyeti başlığını taşıyan 142'nci maddesinin birinci fıkrasına göre alacaklı müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden veya borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhtardır. Aynı maddenin 2.inci fıkrasında ise borcun edasına kadar bütün borçluların mesuliyetinin devam edeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda davacılar trafik kazasında hasara uğrayan araç zararının tamamının davalılardan müteselsilen alınmasını talep etmişlerdir. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludurlar. Davacılar davayı açarken teselsül hükümlerine dayanmışlardır. Bir kısım kusurun dava dışı üçüncü kişide olduğu sonradan anlaşılmıştır. Bu durumda müteselsil sorumluluk hükümleri saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın zararın tamamından sorumlu kabul edilmesi gerekirken kusur oranına isabet eden kısımdan sorumlu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi yargılama giderinden sayılan delil tesbit giderleri hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıdaki 1 nolu bentte sayılan nedenle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte sayılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy