(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 717 parsel sayılı 33.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 718 sayılı parsel ile bütün olup vergi kaydı, ifraz, bağış kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Hasan Gören adına tespit edilmiştir. Davacı hazinenin miktar fazlası olduğu yolundaki itirazı tapulama komisyonu tarafından kabul edilerek taşınmazın 8750 metrekarelik bölümünün davalı adına tesciline A bölümünün mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Hazine komisyonda eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin 33.200 metrekare olarak davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tespit günü itibariyle davalı yararına irsen intikale ve zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında taşınmaz vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak önce Hasan adına tespit edilmiş, hazinenin itirazının kabulü üzerine komisyonca 27.7.1983 günlü krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün mer'a olarak sınırlandırılmasına, kalan 8757 m2 lik kısmının davalı adına tespitine karar verilmiş, davalı hazine taşınmazın tümünün mer'a olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Tespit nedenine ve ileri sürülüşe göre uyuşmazlık taşınmazın mer'a olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Öğretiye ve devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre bir yerin mer'a olarak kabulü için o yerle ilgili mer'a tahsis kararının ya da kaydının olması, olmadığı takdirde başlangıcı bilinmeyen bir süreden beri ve de eylemli şekilde mer'a olarak kullanılması gerekir. Kadastro tutanağının mahsus sütununda yazılı 45 tahrir numaralı 7500 m2 yüzölçümlü vergi kaydı ile 46 tahrir numaralı 1 hektar yani 10.000 m2 yüzölçümlü vergi kayıtlarının geri çevirme kararı üzerine yapılan yazışma örneklerinden de görüldüğü üzere bulunmadığı anlaşılmıştır. Taşınmazla öncesi bir bütün olan 718 nolu parselle ilgili dava dosyası ile iş bu eldeki davada getirtilen 1936 tarih 45 tahrir numaralı 10300 m2 yüzölçümlü vergi kaydı ve aynı tarih 46 tahrir numaralı 5 dönüm yüzölçümlü vergi kayıtlarının ise taşınmazlara uymadığı yapılan keşifler sırasında dinlenen yerel bilirkişilerce haber verilmiştir. 718 nolu parselin de komisyonca 8750 m2'lik kısmı davalının kardeşi Fehim Gören adına tespit edilmiş, yine hazine taşınmazın tümümün mer'a olduğu yolundaki iddiası kabul edilerek taşınmazın mer'a niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş ve verilen karar temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Taşınmazı doğu ve güney yönden çevreleyen 687 nolu parselin mer'a niteliği ile yapılan tespitinin kesinleştiği getirtilen tutanağının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Davalı ile, 718 nolu parselle ilgili davanın davalısı Fehim kardeştirler ve her iki taşınmaz birbirinin devamıdır. Yukarıda tarih ve tahrir numaraları bildirilen vergi kayıtlarının taşınmazlara uymadığı da keşfen belirlenmiştir. 718 nolu parselin mer'a olarak sınırlandırılması yönünde verilen kararın kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda taşınmazın 3 tarafı mer'a ile çevrili olmaktadır. Batı yöndeki taşınmazlar da komşu Kadıköy sınırları içerisinde kalmaktadır. 718 nolu parselin mer'a olması ve 687 nolu parselin de keza mer'a niteliği ile yapılan tespitinin kesinleşmesi ve vergi kayıtlarının da uymaması karşısında taşınmazın öncesinin mer'a olduğunun kabulü gerekir. Eylemli duruma aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verme olanağı yoktur. Kamu orta malı niteliğindeki mer'aların zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmadığından üzerinde sürdürülen zilyetlik, zilyet yararına bir hak sağlamaz. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davacı hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın davalı adına komisyonca tespit edilen 8757 m2'lik kısmın dahi mer'a olarak sınırlandırılmasına karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın reddi yoluna gidilmiş olması doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de, komisyonca mer'a olarak tespitine karar verilen taşınmazın 8750 m2'lik kısmı dışında kalan 24450 m2'lik kısma yönelik davalının bir davası bulunmadığı halde taşınmazın tümünün davalı adına tescili yoluna gidilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 28.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy