(818 S. K. m. 42) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Gültekin Tek adına kayıtlı olup davalı Turgut Tek idaresinde bulunan 01 S 1670 plakalı aracın müvekkiline ait 01 PE 378 plakalı araca çarpması nedeni ile 4.525.000.000.TL zarar belirlendiğini, 900.000.000.TL'nin Ganel Sigorta A.Ş. tahsil edileceğini, kalan 3.625.000.000. TL'den davalının kusur oranına isabet eden 2.000.000.000.000.TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili kusurun davacı tarafta olduğunu, tesbit dosyası ile belirlenen hasar bedeli, değer kaybı tamir süresi ve kiralama bedelinin kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre 1.357.397.500.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece kusur konusunda alınan her iki raporda davacı tarafa 5/8, davalı tarafa ise 3/8 oranında kusur verilmiştir. Mahkeme kusur yönünden bilirkişi raporlarına itibar etmeyerek tarafların yarı yarıya kusurlu olduklarını kabul etmiştir. HUMK. nun 275 ve devam eden maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda uzman kişilerin bilgisine başvurmak gerekir. Gerek ilk bilirkişiden alınan rapor gerekse Adli Tıp Kurumundan alınan rapor birbirini doğruladığına göre mahkemece bilirkişi raporlarında belirtilen kusur oranında farklı kusur belirlemesi ve kabulü doğru değildir.
3- Keza kabule göre de; bilirkişi raporu ile belirlenen davacı zararından sigorta şirketi tarafından tazmin edilen meblağ indirildikten sonra kalan miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı taraf dava dilekçesi ile araç yoksunluğu giderini de istemiştir. Mahkemece bu konuda somut olay değerlendirilerek davacının araçsız kaldığı günler için mevcut delillere göre BK 42. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle muhik tazminat miktarının takdir ve kabul edilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy