(3402 S. K. m. 26, 27)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan Remzi, İzzet, Osman Zeki ve Ahmet Bulut (mustafa oğlu) tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 130 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 11, 12, 13, 14 parsel sayılı sırasıyla 2385.96 - 1388.64 - 1156.26 - 937.73 - 758.66 - 444.24 - 5431.86 - 1747.42 - 828.69 - 730.29 - 572.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 130 ada 1 ila 6 parseller vergi kaydı, haricen satınalma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla Remzi, Osman Zeki, İzzet, Ali ihsan, Yaşar, İsmail Yaşar, Zekeriya ve Ahmet Bulut adlarına, 130 ada 10 ila 14 parsellerde tapu kaydı, ifraz, taksim, irsen intikal, haricen satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla Ahmet, Yaşar, Zekeriya, Ali İhsan, Yaşar, İsmail, İzzet Osman Zeki Bulut adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacılar Ahmet (Mustafa oğlu), İzzet, Osman Zeki, Remzi, Ahmet (Halil ya da Basri oğlu), Ali İhsan Bulut tapu ve vergi kaydı, taksim, ifrazen, haricen satınalma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve kadastro tespiti sırasında taşınmazların ortasından geçirilen patika yolun fiilen zeminde olmadığına dayanarak bu yolun pafta ve tapu kayıtlarından silinmesi talebiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan Remzi, İzzet, Osman Zeki ve Ahmet Bulut (Mustafa oğlu) tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hüküm yerinde yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve aşamalardaki açıklamalara göre davacıların davası, 130 ada 1 ila 7 ve 11 ila 15 nolu parseller arasında bulunan ve paftasında yol olarak gösterilen yere yönelik bulunmaktadır. Tespit ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 3402 S.K.Y.nın 26/son maddesinde kadastro mahkemesinin görev ve yetkisinin taşınmazlar hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı hükme bağlanmıştır. Yolla ilgili olarak kadastro tutağı düzenlenmediğine göre görevli mahkeme kadastro mahkemesi olmayıp genel hukuk mahkemeleridir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın tüm aşamalarında nazara alınması gerekir. Bu durumda dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi uyarınca dosyanın görevli ve yetkili Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere işin esası hakkında davacı yönünden kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy