(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Tüm komşu taşınmazlara ait tespit tutanakları ve dayanakları kayıtları getirtilerek dava konusu parselleri ne şekilde sınır gösterdiğinin araştırılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine ve dava konusu 183 numaralı parsel hakkında daha evvelce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve bu parsel ile ilgili ikinci defa 25.12.1981 tarihinde tutulan kadastro tespit tutanağının iptaline, 178 numaralı parselin davalı İlyas Kılıç mirasçıları, 180 numaralı parselin davalı Ali Süzer mirasçıları, 184 numaralı parselin davalı Şükrü Demirtaş mirasçıları, 186 numaralı parselin davalı Ahmet Demirtaş mirasçıları, 189 numaralı parselin davalı Mustafa Kaya adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
180 nolu parselin 160 olması gereken toplam payının hüküm yerinde 162 olarak yazılması maddi hatadan kaynaklanıp, yerinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Hazinenin dayandığı Teşrini Sani 1326 tarih 11 nolu sicilden gelen Ağustos 1329 tarih 20 nolu tapu kaydının davalı taşınmazlara uyduğunun kesin olarak saptanamamasına, komşu 179 nolu parsele revizyon gören tapu kaydının taşınmazlar yönünü Hazine tapusunun ilk maliklerini okumasının diğer komşu parsel kayıtları ile doğrulanmadığı sürece tek başına tapunun aidiyetinin kabulüne yeterli olmayacağına, komşu 181, 182 ve 185 nolu parsellere yönelik hazinenin aynı kayda dayalı olarak açtığı davaların tapularının uymadığı gerekçesi ile reddi yolunda verilen ve temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleşen kararların eldeki dava içinde davalılar lehine güçlü delil oluşturacağına, bilirkişi ve tanıklarca taşınmazların tespit tarihinden önce uzun süre davalıların çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliklerinde olduğunun haber verilmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca Hazineden harç alınmamasına, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy