(1086 S. K. m. 53, 73)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı İsmail Haslatın tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 2981 sayılı yasanın 10/b maddesi gereğince yeniden yapılan kadastro sırasında 3500 ada 1 parsel sayılı 1847.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile fiili kullanım durumu nedeniyle İsmail, Şükran ve Nuran Hasaltın adlarına paylı olarak tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı İsmail Hasaltın fiili kullanım durumuna göre tapudaki payının müstakil olarak adına tescili istemiyle kadastro müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Tespit maliklerinden Nuran Hasaltın tapuya dayanarak taşınmazın 1/3 payının adına tescili için davaya katılmış, Şükran Hasaltın ise ara kararı gereğince davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, davacının davasının reddine, dava konusu parselin 1/3'er pay olarak davacı İsmail ile katılan Nuran ve dahili davalı Şükran adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı İsmail Hasaltın tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davalarının tespit maliki gerçek ya da tüzel kişiler hasım gösterilmek suretiyle açılması gerekir. Daha sonra ıslah yoluyla da olsa hasım değiştirilemez ve yanlış husumet yöneltilerek açılan dava tespitin kesinleşmesi önlemez. Somut olayda taşınmaz paylı olarak davacı İsmail ile katılan Nuran ve dahili davalı Şükran adlarına tespit edildiği halde dava tüzel kişiliği (pasif dava ehliyeti) de bulunmayan kadastro müdürlüğü hasım gösterilerek açılmıştır. Yargılama sırasında tespit maliklerinden Nuran davaya katılmış, Şükran ise ara kararı gereğince davaya dahil edilmiştir.
Husumet davanın görülebilme koşullarından olmakla mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözetilmesi gerekir. Ortada görülebilir bir dava bulunmadığına göre katılma istemi dinlenemeyeceği gibi dahili dava yoluyla da taraf teşkili sağlanamaz. Hal böyle olunca davanın husumet yönünden reddine, kesinleşen tespit gibi işlem yapılması için tutanak ve eklerinin tapu idaresine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı İsmail Hasaltın'ın temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 14.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy