(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalı belediye adına kayıtlı davalı Mehmet Baldan idaresinde bulunan 45 ZT 095 plakalı aracın bölünmüş yolda yasak olan yerden U dönüşü yapması nedeniyle müvekkiline ait ve idaresinde bulunan 35 ACM 76 plakalı aracın çarptığını, Manisa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/164 D.iş dosyası ile tesbit yapıldığını ve Manisa 3.İcra Müdürlüğü'nün 2003/3680 esas sayılı takip dosyası ile yapılan takibe borçluların itiraz ettiğini belirterek, davalıların itirazının iptaline, 8.152.500.000TL alacak yönünden takibin devamına, takip tarihinden itibaren % 48 faiz işletilmesine, davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı belediye başkanlığı vekili, kusur oranı ve tazminatı kabul etmediklerini savunmuştur.
Davalı Mehmet Baldan, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile, davalıların kusur oranı ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra belirlenen 2.588.582.875TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takip tarihinden yasal faiz uygulanmasına, takip dosyasında talep edilen tespit masraflarının yargılama gideri içinde değerlendirilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece talep ve faturalardaki KDV miktarı ile bağlı kalınarak usuli kazanılmış hakta dikkate alınmak suretiyle davacı lehine KDV miktarı belirlenerek hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi fatura ve belgeye dayanmayan KDV hesaplanması isabetli değildir. Açıklanan doğrultuda bilirkişiden rapor alınarak KDV miktarının belirlenmesi gerekir.
2- Sigorta şirketi tarafından davanın açılmasından sonra ödeme yapılmış olması itibariyle sigorta tarafından ödenen meblağın talebin kabul edilen kısmı gibi değerlendirilerek dava tarihindeki haklılık oranında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken farklı değerlendirme ile yazılı olduğu gibi karar verilmesi de isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy