(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar Hilmi Abdullah ile Serkan Aydın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalılardan Hilmi Abdullah'a ait Serkan'ın sevk ve idaresindeki 06 RH 888 plakalı aracıyla dava dışı 34 UM 9007 plakalı araca bu aracında çarpmanın etkisiyle müvekkiline ait 06 YJP 83 plakalı aracına çarptığını, davalılardan 1.103.720.300 TL asıl alacak 55.186.015 TL işlemiz faiz olmak üzere toplam 1.158.906.315 tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili, poliçe limitinin 2.000.000.000 TL olduğunu, %40 icra inkar tazminatı talebi ile olay tarihinden istenen faiz isteminin reddini ve yasal faiz uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Davalılar Hilmi Abdullah ve Serkan Aydın vekili, kusurun davacıya çarpan 34 ... ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, istenen tazminatın fahiş bulunduğunu, davanın reddi ile %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2002/3912 sayılı takip dosyasında davalı Abdullah ve Serkan'ın asıl alacak ve işlemiş faiz alacağına, davalı Sigorta şirketinin asıl alacağa vaki itirazlarının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60 faiz yürütülerek takibin devamına, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hilmi Abdullah ile Serkan Aydın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar Hilmi Aydın ve Serkan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Alacağa 3095 sayılı kanunda değişiklik yapan 4489 Sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince olay tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanması gerekirken %60 oranında faiz uygulanması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hilmi Abdullah ve Serkan vekilinin temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy