(818 S. K. m. 41, 42) (2918 S. K. m. 85, 90)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalılardan şirkete ait olup, diğer davalı Süleyman'in sevk ve idaresindeki 07 E 2932 plakalı araçla, müvekkilinin idaresindeki 07 YE 005 plakalı aracın karıştıkları trafik kazası sonucu müvekkilinin idaresindeki ve eşine ait olan aracın hasar gördüğünü iddia ederek 7.000.000.000.TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı U... Ltd.Şti vekili, müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Süleyman, davaya karşı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve davacının sadece araç sürücüsü olup maliki olmadığı dava açma sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Tazminat davasında davacı olma yetkisi kural olarak malvarlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ne var ki, bir şeyi sözleşmeyle (kira-ariyet vs) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi aynen iade zorunda olduğu için yaptığı veya yapmaya zorunlu olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir. Somut olayda kazaya karışan 07 YE 005 plakalı aracın sürücüsü zilyedi durumundadır. Sürücü zilyedin dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve husumete ehil olduğu düşünülmeden davanın yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 24.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy