(2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Mustafa Erdoğan adına kayıtlı, davalı Hasan Ünal idaresinde bulunan 06 C 4959 plakalı aracın müvekkili şirkete ait 34 BH 6645 plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 6.911.131.352 TL hasar bedeli ile 750.000.000 TL işten kalma zararı olmak üzere toplam 7.661.131.352 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hasan Ünal olay sırasında aracı kendisinin kullanmadığını, kardeşi Hüseyin Ünal'ın kullandığını, davalı Mustafa Erdoğan aracı Hüseyin Ünal'a teslim ettiğini, kusur oranı ve talep edilen hasar miktarının kabul etmediğini beyan etmişlerdir.
Davalı Başak Sigorta A.Ş vekili, sorumlulukların sigortalının kusuru onanı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.297.643.696 TL ile sınırlı olmak üzere 1.722.643.696 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar toplanan delillere ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tarafların tanık beyanları birbiri ile çelişkilidir. Davalı Hasan Ünal'da olay sonrası Karakoldaki 25.9.2003 tarihli ifadesinde sarı ışıkta geçtiğini açıklamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; kazaya karışan araç sürücülerinin hangisinin kırmızı ışıkta geçtiğinin daha sağlıklı şekilde belirlenmesi yönünden taraf tanıkları da hazır bulundurularak olay yerinde keşif yapılması ve tüm deliller toplandıktan sonra Karayolları Genel Müdürlüğü, İstanbul Teknik Üniversitesi, Adli Tıp Kurumu veya benzeri kurum mensuplarından seçilecek bilirkişi kurulundan kusur raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 07.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy