(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacıya ait ve idaresinde bulunan ... ... ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... ... ... plakalı araca çarptığını, kaza nedeniyle araçta 8.800.000.000 TL'lik hasar meydana geldiğini, sigorta şirketinden 2.000.000.000 TL ödeme yapıldığını, araç tamir edilemediğinden 800.000.000 TL. na hurda olarak satıldığını, 6.000.000.000 TL tazminatın tespit ve yargılama giderleri ile birlikte kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı kusuru ve hasar miktarını kabul etmediğini, davacının aracının kasko değerinin 3.408.000.000 TL olduğunu ve hurda olarak satıldığını, davanın reddini savunmuş, kaza sonucu aracında meydana gelen 3.000.000.000 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ederek karşı dava açmıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı-karşı davalının açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile, 83.500.000 TL. sının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 563.745.600 TL. nın karşılık dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece HUMK. nun 275 ve devamı maddeleri gereğince hasar miktarının tespitinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinin kabulü ile hasar bedelinin tespit amacıyla bilirkişi raporu alınmış, ancak mahkemece bilirkişi raporları hükme esas alınmamış, hasar miktarı re'sen tespit edilerek hüküm kurulmuştur. Olayın çözümünün teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilmiş olmasına rağmen hakimin bilirkişi yerine hasar miktarının re'sen tespiti yoluna gitmesinde isabet yoktur. Mahkemece, yapılacak iş tarafların itirazları da dikkate alınarak seçilecek uzman bilirkişi kurulundan davacının hasar miktarına ilişkin gerekçeli rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
2- Kabule göre; davacı-karşı davalı kendini vekille temsil ettirdiğine göre Avukatlık asgari ücret tarifesinin 6. maddesi gereğince karşı davanın reddine karar verilen miktarı üzerinden davacı-karşı davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması,
3- Kabule göre de; davacı tarafından dava dilekçesi ile olay tarihinden itibaren talep edilmesine rağmen, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2, 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 25.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy