(2004 S. K. m. 337, 353)
Dava: Mal beyanında bulunmamaktan sanık Ş'nin yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair verilen karar süresinde temyiz edilmediğinden temyiz talebinin reddine dair ŞİŞLİ 1. İcra Ceza Mahkemesi'nden verilen 06.01.2005 gün ve 6959 esas 7725 ek karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan 01.07.2005 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Ceza Genel Kurulu'nun 2003/17-126 Esas, 2003/122 Karar sayılı ve 29.04.2003 tarihli kararında da belirtildiği üzere C.Savcılarının tetkik mercii kararlarını, bu kararın savcılık makamına bildirilme tarihinden itibaren 7 günlük süre içinde temyiz etmiş olmaları, temyiz davasındaki süre şartının gerçekleşmesi yönünden yeterli olduğundan ve ayrıca temyizin tefhimden itibaren 30 günlük ya da bir aylık süreler içinde yapılması gibi ek koşullar aranmadığından, C.Savcısının ıttıla üzerine yaptığı temyizin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 06.01.2005 gün ve 2004/6959 Esas, 2004/7725 Karar sayılı ek kararın ortadan kaldırılması ile mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede:
Sonuç: Hüküm tarihinden inceleme tarihine kadar suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK' nun 102/6. maddesinde öngörülen 6 aylık asli zamanaşımının dolmuş bulunduğu görüldüğünden ve 29.3.1939 tarih ve 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca bu sürenin uzaması da mümkün olmadığından, sair yönler incelenmeksizin hükmün bu nedenden dolayı İİK'nun 366. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK'nun 322/1 ve 765 sayılı TCK'nun 102/6. maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine 01.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy