(1086 S. K. m. 74, 275, 388, 389, 489)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Ahmet'e ait Erdoğan'ın sevk ve idaresindeki 22 M 4083 plakalı aracıyla müvekkilinin sevk ve idaresindeki 22 LF 793 plakalı aracına çarptığını belirterek 1.250.000.000.-TL hasar 1.250.000.000.-TL değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı olarak toplam 2.500.000.000.-TL'sı tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar müşterek imzalı dilekçeleriyle kusur oranı ve hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 1.854.75YTL'sının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yerel mahkemece yargılamanın sonuçlandırıldığı oturumda (davanın kısmen kabul, kısmen reddine) şeklinde karar oluşturulmuştur.
Oysa, duruşma tutanağına geçirilerek okunan kısa kararın HUMK.'nun 388. maddesinde belirtilen biçimde hükmün sonucunu içermesi gerekmektedir. (HUMK.'nun m 388/11, 389, 489.11) bu kurala aykırı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedenidir.
2- HUMK.'nun 275. maddesi gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş alınması gereklidir. Trafik kazalarında zarar kalemlerinin ve miktarının tesbiti teknik bilgiyi gerektirdiğinden konusunda uzman bilirkişinin görüşüne başvurularak tazminatın hesaplanması gerekir. Somut olayda tamirci ustalardan alınan rapor hükme yeterli değildir. Mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden zararın tesbiti konusunda açık denetime elverişli rapor almak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli olarak toplam 1.250.000.000.-TL'sı tazminat istemiştir. 6.4.2005 tarihli dilekçesiyle zarar kalemlerini açıklayarak 800.000.000.-TL'sı değer kaybı, 690.000.000.-TL'sı araç mahrumiyeti olmak üzere talebini 1.490.000.000.-TLsı'na çıkartmıştır. Davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı ve ıslah dilekçesi de vermediği halde, talebi aşan biçimde hüküm kurulması HK. nun 74. maddesine aykırılık teşkil eder. Araç mahrumiyeti konusunda davacı delil ibraz etmediği halde talebinin hüküm altına alınması da isabetli değildir.
4- Davalılar vekili delil listesinde müvekkiline ait aracın sigorta şirketi ve poliçe numarasını bildirerek ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını istediği halde bu konuda araştırma yapılmadan hüküm kurulması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy