(3402 S. K. m. 9, 16)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 129 ada 13 parsel sayılı 7450.37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz haricen satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Metin İlgün adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine taşınmazın çalılık vasfında bulunduğuna ve Rumlardan kalma metruk arazi olduğuna dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile 4.10.2004 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 1179.11 metrekarelik kısmın mer'a vasfı ile Hazine adına geri kalan 6271.62 metrekarelik kısmın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastroca taşınmaz, satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit edilmiş, davacı hazine taşınmazın çalılık ve ayrıca kaçak ve yitik kişilerden kalan bir yer olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Tespit nedenine ve ileri sürülüşe göre uyuşmazlık, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yada kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden mi ve bunun sonucu olarak davalılar yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tapusuz bir taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için öncelikle taşınmazın özel mülke ve tescile tabi olan yerlerden olması, zilyedin zilyetliğinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması ve ayrıca maddi olaylardan sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir.
Mahkemece orman tahdidi ile ilgili tutanaklar getirtilmediği gibi, memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları istenmemiş ve ona göre uygulama yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmamış, sınırda mer'a olmasına rağmen yöntemine uygun mer'a araştırması yapılmamış ve bu yönde komşu köylerden bilirkişi ve tanık dinlenmesi yoluna gidilmemiştir. Diğer taraftan davanın dayandığı senedin uygulaması yapılmamış, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan bir yer olup olmadığı açıkça sorulmamış, toprak tevzi komisyonunca düzenlenen dağıtım cetvelinde 382 parsel numarası altında belirtilen yerlerin sahibinin Ali Ahmet Korhan'ın olduğu ve tapulu bulunduğu yazılı olmasına karşın davalının ve satıcısı olan kişilerin Ali Ahmet Korhan'la ilişkisinin ne olduğu bilirkişi ve tanıklardan sorulmamış, davalı ve satıcısı hakkında belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediği merciileri nezdinde araştırılmamış, Ali Ural dışındaki tespit bilirkişilerinin dinlenilmesi yoluna da gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle yapıldığı bildirilen orman tahdidi ile ilgili tutanak ve haritası ve ayrıca yöreyle ilgili memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları mercilerinde getirtilmeli, taraflardan komşu köylerden ve taşınmazın bulunduğu köyden olmak üzere yöreyi iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkla taraflarca gösterilecek tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak davalının dayandığı satış senedi gereği gibi bilirkişi aracılığıyla yerine uygulanarak taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın mer'a yada kaçak ve yitik kişilerden kalma bir yer olup olmadığı, davalı ve satıcısının zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, yine bilirkişi ve tanıklardan davalının satıcısı Kerim ile dağıtım cetvelinde adı geçen Ali Ahmet Korhan'ın ilişkisinin ne olduğu, Ali Ahmet Korhan'ın taşınmaza daha önce zilyet edip etmediği ve Kerim'in babası Nazif'e ne şekilde intikal ettiği sorulup açıklığa kavuşturulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, getirtilecek memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ile düzenlenen orman tahdidi ile ilgili tutanak ve haritaların serbest orman mühendisi aracılığıyla uygulaması yaptırılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, komşu parseller hakkında açılıp sonuçlanan dava bulunup bulunmadığı araştırılarak olduğunda ve sonuçlandığında verilen kararın kesinleşme şerhini içeren birer örneği getirtilip davaya etkisi üzerinde durulmalı, komşu 22 nolu parsele revizyon gören 22.11.1956 tarih 61 nolu kaydın uygulama sonucu 22 nolu parsele uygunluğunun belirlenmesi durumunda kaydın taşınmaz yönü olan güney sınırının metruke okuması delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, metruke ibaresinin kaçak ve yitik kişilerden kalan yeri ifade ettiği gözetilmeli, taşınmazın öncesinin mer'a olması halinde kamu orta malı niteliğindeki bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli, orman mühendisince düzenlenecek raporlu krokide taşınmazın memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafı ve orman tahdit haritasına göre arazideki konum ve miktarı aksettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de; mer'aların özel mülkiyete ve tescile tabi yerlerden olmadığı düşünülmeden yazılı olduğu üzere taşınmazın (A) ile işaretli bölümünün hazine adına mer'a olarak tesciline karar verilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy