(3402 S. K. m. 14, 21)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 108 ada 42, 121, 156, 159 parsel sayılı sırasıyla 7986.86, 2818.23, 12185.97, 7796.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 108 ada 42 parsel zilyetlikle iktisabının mümkün olmaması, 108 ada 121 parsel dava dışı aynı ada 93 parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olması, 108 ada 159 parsel dava dışı aynı ada 73 parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olması, 108 ada 156 parselde dava dışı 108 ada 1 parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle ayrı ayrı Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Ali Karaman tapu kaydı, haricen satın alma, takas, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu 108 ada 42 parselin davacı Ali Karaman adına, 108 ada 121, 156 ve 159 parsellerin tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Ali Karaman ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava dışı 108 ada 1 nolu parsele uygulanan 2.4.1953 tarih 36 nolu tapu kaydının yazılı sınırlarına göre kapsamı yüzölçümü ile geçerli olup miktarı ile 1 nolu parsele revizyon görmesine, dava dışı 73 nolu parsele revizyon gören 26.6.1996 tarih 6 nolu tapu kaydının keza yazılı sınırlarına göre kapsamının yüzölçümü ile geçerli olup miktarı ile 73 nolu parsele revizyon görmesine, ziraatçi bilirkişi raporunda 1 nolu parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olan 156 nolu parselin mer'a vasfında, 73 nolu parsele revizyon gören 26.6.1996 tarih 6 nolu tapu kaydının miktar fazlası olan 159 nolu parselin ise ham toprak niteliğinde olduğunun ve tarımsal amaçla kullanıma uygun olmadığının açıkca vurgulanmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacının 108 ada 156 ve 159 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.20.YTL fazla alınan onama harcın temyiz edene geri verilmesine,
2- Davacının 108 ada 121, davalı hazinenin ise 108 ada 42 parsellerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak, emlak vergi beyannameleri 3402 sayılı K.Y.nın 14. maddesinde sayılan belgeler arasında bulunmamaktadır. Davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tespiti kesinleşen taşınmaz miktarının 95513.38 metrekare olduğu getirtilen tutanakların incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bilirkişi ve tanıklar gerek 42 ve gerekse 121 nolu parselde davacının tespit gününe kadar 20 yılı aşkın süre ile çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyet olduğunu haber vermişlerdir. 3402 sayılı K.Y.nın 14. maddesine nazaran bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kuru toprakta 100 ve sulu toprakta 40 dönüm miktarında taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. Söz konusu parsellerin kuru toprak niteliğinde olduğunun kabulü halinde davacı adına 4486.62 metrekarelik bir yerin daha tescili gerekmektedir. Bu durumda mahkemece 3402 sayılı K.Y.nın 21. maddesi uyarınca 42 ve 121 nolu parseller üzerinde davacıya tercih hakkı kullandırılarak 4486.62 metrekarelik bir yerin dahi ifrazen yeni bir parsel numarası altında davacı, geriye kalan kısımlarının ise tespit gibi hazine adına tesciline karar vermek gerekirken bu yönün gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı hazinenin 108 ada 42, davacının ise aynı ada 121 nolu parsele yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile bu parsellerle sınırlı olmak üzere hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy