(818 S. K. m. 41, 50) (1086 S. K. m. 74, 284) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-k.davalı Sağlık Bakanlığı vekili ile davalı Yakup ve karşı davacı Mevlüt Eriş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Yakup'un sevk ve idaresindeki 68 DC 394 plakalı aracıyla, müvekkiline ait diğer davalı Ahmet'in sevk ve idaresindeki 68 DD 960 plakalı ambulansa çarptığını belirterek 1.074.000.000TL'sı hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan kusurları oranında tahsilini talep etmiş, birleştirilen aynı mahkemenin 2003/104 esas, 2003/386 karar sayılı dosyasında ise kusur ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini, karşı dava olarak ambulansta oluşan 1.074.000.000TL'sı hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte araç maliki olarak davacı Mevlüt'ten tahsilini istemiştir.
Davalı Ahmet Konar, her iki dava ile ilgili olarak kusur oranı ve hasar miktarına itiraz ederek davaların reddini savunmuştur.
Davalı Yakup vekili müvekkilinin kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davanın davacısı ve karşı davalısı Mevlüt Eriş vekili, kaza sonrası müvekkiline ait 68 DC 394 plakalı aracında meydana gelen hasar, değer kaybı, araç mahrumiyeti ve tesbit gideri bedeli olmak üzere toplam 3.846.000.000TL'sı tazminattan sigorta şirketi tarafından yapılan 1.200.000.000TL'sı ödemenin mahsubu ile bakiye 2.646.000.000TL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Sağlık Bakanlığı İl Müdürlüğü ile sürücü Ahmet'ten müştereken ve müteselsilen tahsilini, talep sonucunun genişletilmesi mahiyetinde olan karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davacı Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından açılan davanın kabulü ile 1.074.000.000TL'sı tazminatın 8.7.2002 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, BK.nun 50.maddesi gereği davalıların kusur oranları nazara alınarak birbirlerine karşı rücu haklarının saklı tutulmasına, birleştirilen 2003/104 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 182.968.750TL'sı tazminatın 8.7.2002 olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar Ahmet Konar ve Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile karşı davalı Mevlüt Eriş'e verilmesine, karşı davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı-k.davalı Sağlık Bakanlığı vekili ile davalı Yakup ve karşı davacı Mevlüt Eriş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kazanın meydana geldiği 8.9.2002 tarihinden itibaren taraflar lehine faizi hükmedilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin 8.7.2002 olarak yazılması maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla yerinde düzeltilebileceği nedeniyle bozma nedeni sayılmamıştır.
2- Sağlık Bakanlığı aleyhine davacı Mevlüt lehine hükmedilen 182.968.750TL'sı 21.7.2004 tarih 25529 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.427.maddesinde öngörülen 1.000.000.000TL'sı kesinlik sınırı içinde kaldığından davalı Sağlık Bakanlığının bu konuya ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Sağlık Bakanlığı vekili tarafından Mevlüt Eriş'in açtığı davaya karşı açılan dava yönünden mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
4- Sağlık Bakanlığı tarafından kendi sürücü Ahmet Konar ile karşı taraf sürücüsü Yakup Kurmaç hakkında açılan davada davalıların kusur oranlarına göre tazminat istendiği halde davalı Ahmet'in Sağlık Bakanlığı sürücüsü olduğu da gözardı edilerek bu davalılar hakkında müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tazminata hükmedilmesi de doğru değildir.
5- Davacı-davalı Mevlüt Eriş ve davalı Yakup Kurmaç'ın aleyhlerindeki hükmün temyizi yönünden Sağlık Bakanlığı aracında meydana gelen hasarın belirlenmesinde delil tespiti niteliğindeki hasar miktarının bu konudaki itirazlara rağmen yeterli görülerek hükme esas alınması isabetli olmadığı gibi, davacı Mevlüt'ün açtığı davada alınan bilirkişi raporu ile hasar tespit raporu arasındaki farklılığın makul izahının yapılmaması doğru değildir. Bu konuda gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmalıdır.
6- Kabule göre kendisini vekille temsil ettiren Yakup Kurmaç lehine davanın kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak ücreti vekalete hükmedilmemesi de yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazların reddine, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Sağlık Bakanlığı yararına bozulmasına, 4 ve 6 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı Yakup Kurmaç yararına BOZULMASINA, 5 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı-karşı davalı Mevlüt Eriş yararına BOZULMASINA, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy