(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (2004 S. K. m. 337, 338)
Dava: Mal beyanında bulunmamaktan şikayet edilen A. Biçer ile gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktan şikayet edilen sanık H. Z. Biçer'in yapılan yargılamaları sonunda; İİK. nun 349 maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine dair A. 3. İcra Ceza Mahkemesinden verilen 8.3.2005 gün ve 2004/960 esas 2005/192 karar sayılı hükmün süresi içinde, Yargıtay'ca incelenmesi müşteki vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından 21.9.2005 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık A. Biçer yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Mal beyanında bulunmamak suçunun suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/6 ve 105/2. maddelerinde gösterilen zamanaşımına tabi olduğu, verilen kararın niteliği itibariyle zamanaşımını kesmediği, bu nedenle suç ve inceleme tarihleri arasında bir yıllık sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sair yönler incelenmeksizin hükmün bu nedenle İİK. nun 366. maddesi uyarınca bozulmasına, CMUK. nun 322. maddesine dayanılarak davanın düşürülmesine,
2- Sanık H. Z. Biçer yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda ise;
a- Şikayet dilekçesinde sanık hakkında İİK. nun 338. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan şikayette bulunulduğunun anlaşılmasına rağmen istem dışına çıkılarak İİK. nun 337. maddesinde düzenlenen mal beyanında bulunmamak suçundan hüküm kurulması,
b- 15.2.2005 tarihli oturumda duruşmanın 29.3.2005 tarihinde bırakıldığının anlaşılması karşısında, müşteki veya vekilinin hazır bulunmadığı 8.3.2005 tarihinde oturum açılmak suretiyle duruşmada hazır bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama", 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müşteki vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy