(2918 S. K. m. 83, 88)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket adına kayıtlı davalı İzzet Metin idaresinde bulunan 35 ... 23 plakalı aracın Ankara Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı müvekkili idaresinde bulunan 06 ... 60 plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 5.159.938.000 TL hasar bedelinin davalılardan olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava açma hak ve yetkisinin İçişleri Bakanlığı'na ait olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bir motorlu aracın karıştığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan birden fazla kişi sorumlu bulunuyorsa, bu kişilerin 2918 sayılı Yasa'nın 88. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmiştir. Davaya konu Ankara Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı araçta meydana gelen hasardan malike karşı davacı aynen iade yükümlülüğü nedeniyle tüm hasar bedelinden, diğer davalılar ise kusurları oranında sorumludurlar. Müteselsil sorumlular arasında biri tarafından zarar görene ödeme yapılması halinde, ödemeyi yapan müteselsil borçlu, kusurları oranında diğer müteselsil borçlulardan ödediği miktarı rucüen talep edebilir. Somut olayda zarara uğrayan aracı davacının tamir ettirdiği, hasar bedelinin ödendiği mahkemenin kabulü ile de belirlenmiştir. Buna göre davacının davalılardan ödediği miktarı kusurları oranında rucüen talep etmekte hukuki yararının varlığı ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aktif dava ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 11.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy