(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete ait M.E.'in sevk ve idaresindeki 34 BV 5478 çekici, 34 BV 6928 plakalı dorse ile müvekkiline ait 40 LA 844 plakalı aracına çarptığını belirterek hasar, değer kaybı, kazanç kaybı, çekici ve nakliye ücreti, tedavi gideri, yedek depodaki mazot ücreti ve zarar gören 80 çuval gübre ücreti ile hasarsız gübrelerin yüklenmesi ücreti olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bakiye 33.313.300.000.-TL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalı M.E. hakkındaki davasını atiye bırakmış 500 YTL'sı tedavi giderinden de vazgeçmiştir.
Davalı şirket vekili, hasar yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını, davanın G. Sigorta A.Ş'ye ihbar edilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davalı M.E.Ö. aleyhine açılan davanın atiye bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına, davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 28.274 YTL'sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve değer kaybı, kazanç kaybı, zarar gören yükle ilgili zarar ve çekici ücretlerinin konusunda tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında ve sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın mahsubunda bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, 22.11.2005 tarihli duruşmada 23.09.2005 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 11.368.651.016.-TL'sı hasar tutarına ilişkin raporu incelediğini ve itirazı olmadığını beyan etmiş, 23.02.2006 tarihli duruşmada ise, araç kasa ile ilgili zararın hesaplanmadığını belirterek ek rapor alınmasını istemiştir. 07.03.2006 tarihli ek raporda ilk raporunda kasa yapımı ve tamiratı için 3.000 YTL zarar belirlendiği bildirerek ilk raporunun olaya uygun olduğunu bildirmiş, davacı vekili de 06.04.2006 tarihli duruşmada, ek rapora bir diyeceği olmadığını, karar verilmesini istemiş olmasına rağmen, dosya mahkemece re'sen Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. Davacı vekilinin kabul ettiği 23.09.2005 ve 07.03.2006 tarihli rapor ve ek raporlarında hasar miktarı 11.368.651.016.-TL (KDV) iken Adli Tıp Kurumu raporunda fatura tutarları da aşılarak 22.335.000.000.-TL'sı olarak hesaplanmış ve bu tutar hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilinin itiraz etmemesi nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturan ve davacının faturalarıyla da uyum gösteren 23.09.2005 tarihli bilirkişi raporu gereğince hasar miktarının kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy