(1086 S. K. m. 437)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel Kadastro sonucunda davalı Hazine adına oluşan 23 no.lu parselin tapu kaydının ve mer'a olarak sınırlandırılan 34 no.lu parsel kayıtlarının iptali ve adlarına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın, reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu edilen 141 ada 34 no.lu parsel kadastroca mer'a niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle, 138 ada 23 no.lu parsel ise mübadil Rumlardan kalan yerlerden olması sebebiyle de hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacılar dava dilekçesinde 141 ada 34 no.lu parsele yönelik olarak Mayıs 1943 tarih 187, 138 ada 23 no.lu parsele yönelik olarak da Mayıs 1943 tarih 66 (186) sıra no.lu tapu kayıtlarına ve de zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilirken Mayıs 1943 tarih 186 no.lu kaydın 23 no.lu parsele uymayıp 26 no.lu parsele uyduğu, 181 ada 34 no.lu parselin ise mer'a olduğu gerekçe gösterilmiştir. Oysaki her iki kaydın yerel bilirkişi' aracılığıyla uygulaması yapılmamış fen bilirkişisinin yetersiz raporuna dayanılmıştır. Ayrıca, raporda Mayıs 943 tarih 187 no.lu tapu kaydının uygulamasına da yer verilmemiştir. Kayıtların uygulanması ve de kapsamlarının tayini yerel bilirkişi aracılığıyla yapılacak usulü işlemlerden olup fen bilirkişilerinin böyle bir yetki ve görevi, bulunmamaktadır.
İkinci derecede komşu olan parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilip taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, 141 ada 34 no.lu parselin çevrelediği taşınmazlarla ilgili açılıp sonuçlanan davalar olup olmadığı araştırılıp olduğunda verilen kararların kesinleşme şerhini içeren örnekleri getirtilip dosyaya konularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, dayanak tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığının belirlenmesi durumunda 134 no.lu parsel içerisinde dava edildiği bildirilen yerin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olup olmadığı, 138 ada 23 no.lu parselin ise kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı, taşınmazlarda kim ya da kimlerin zilyet ettikleri, davacı ve miras bırakanlarının zilyet etmeleri halinde zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, tapuların uymaması, 34 no.lu parsel içerisinde dava edilen yerin mer'a, 138 ada 23 no.lu parselinde kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olması halinde bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılmayacağı düşünülmeli fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini, 141 ada 34 no.lu parselin belirli bölüm ya da bölümlerinin dava edilmesi halinde bu yerleri ve taşınmaz içerisindeki konumlarını ve miktarlarını gösterir geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacılar Y.Ö. ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy