(1086 S. K. m. 250, 251)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan A. A.Ş.'ne ait M.A.'nın sevk ve idaresindeki 34 CDY 20 plakalı araçla müvekkiline ait 06 ANL 42 plakalı aracına çarptığını belirterek hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti olarak toplam 17.699 YTL.'si tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın A.O. Sigorta Şirketine ihbarı ile reddini savunmuştur.
İhbar olunan sigorta şirketi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 9.000 YTL.'si tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kadıköy Trafik Tescil Büro Amirliğinin 25.5.2004 tarihli yazısından ve poliçe kapsamlarından kazaya karışan 34 CDY 20 plakalı aracın A. Çelik San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, Ticaret Sicil Memurluğundan kayıt maliki şirket ile davalı A. Çakmak ve Traş Bıçakları A.Ş.'nin kayıtları istenerek gerçek araç malikinin tespiti ile davalı şirketin gerçek hasım olup olmadığı, bu şirketlerin birbiriyle ilgisi bulunup bulunmadığının, şirketlerden birinin unvan değişikliği yaparak diğerinin unvanını alıp almadığının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3- Kabule göre de, davalılar vekiline tanık olarak bildirdiği N.K.'nin adresini bildirmesi için kesin süre verilmeden ve bu konuda vazgeçme beyanı alınmadan tanığın dinlenmesinden usul hükümlerine aykırı olarak vazgeçilmesi isabetli görülmemiştir. Kazanın yaralamalı olduğu anlaşılmakla hazırlık evrakları, dava açılmış ise dava dosyası celpedilerek mahallinde keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy