(3402 S. K. m. 28)
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı M..... K.... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 139 ada 13 ve 16 parsel sayılı sırasıyla 4360.77, 12110.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 13 parsel E....S.... ve müşterekleri, 16 parsel S..... Y.... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı M..... K.... irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendisine ait aynı ada 14 ve 17 parsellerdeki yüz ölçüm eksikliğinin dava konusu taşınmazlara dahil edildiği iddiası ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline, 139 ada 14 ve 17 parsellerin davalı olmadıklarının Tapu Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine karar verilmiş; hüküm davacı M..... K.... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece karar yerinde yazılı gerekçelerle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında taşınmazlar tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak payları belirtilmek suretiyle davalılar adına tesbit edilmiş, davacı, adına tesbit edilen aynı ada 14 ve 17 nolu parsellerin yüzölçümlerinin eksik olduğunu, eksikliğin dava konusu taşınmazlar içerisinde ölçüldüğünü ileri sürerek dava açmıştır.
Dava dilekçesinde sübut delilleri olarak tapu kaydı, keşif, tanık ve sair delillere dayanılmakla beraber, tapu kaydının celbine elverişli bilgiler verilmemiş ve tanık isimleri de bildirilmemiştir. Bunun üzerine mahkemece davacı adına 3402 sayılı Kadastro yasasının 28/2 maddesi uyarınca açıklamalı davetiye çıkarılmış, ancak davetiyeye verilen meşruhatın sonuna taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verileceği ibaresi eklenmemiştir.
Ayrıca 28.8.2006 tarihli ilk oturuma gelen davacı yeniden kendisine delillerini bildirmesi ve tanık listesi sunması için süre verilmesini istemiş ve beyanını imzası ile belgelendirmiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasası özel bir yasa olduğundan davada bu yasa hükümlerinin uygulanacağında duraksamamak gerekir. Yasanın 28. maddesi, yalnızca kadastro davalarında uygulama yeri olan bir maddedir.
Hal böyle olunca kararda sözü edilen usul yasasına ait maddelerin davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca verilen süre içerisinde de davacı açıkça tapu kaydının tarih ve numarası bildirmediğine ve kayıt örneğini de ibraz etmediğine, ayrıca tanık listesi de vermediğine nazaran mahkemece 3402 sayılı Yasasın 28/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve taşınmazların tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere davacılar yönünden kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, iş bu dava nedeniyle itirazlı gözüken 14 ve 17 nolu parsellerle ilgili olarak sicil oluşturma esas olacak biçimde karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacı M..... K....'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 06.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy