(2918 S. K. m. 107) (4721 S. K. m. 320) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı F. K. adına kayıtlı 35
373 plakalı aracın davalı A. O. Ayar ve E. Çabuk tarafından çalınarak davalı E. Çabuk İdaresinde iken müvekkiline ait 06
09 plakalı aracına çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 1.264.000.000.- TL. hasar bedeli ile 450.000.000.- TL. araç mahrumiyeti bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı F. K. vekili, aracın çalınmasında kusurlu olmadıklarını davanın reddini savunmuştur.
Davalı E. Çabuk velisi H. Çabuk, hasar bedelinin fahiş olduğunu belirtmiştir.
Davalı M. Sigorta A.Ş. vekili sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Davalı Ali Osman Ayar velisi Semih Ayar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 1.630.000.000.- YTL.'nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı E. Çabuk'tan tahsiline davalılar A. O. Ayar, F. K. ve sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen def'ilere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 2918 sayılı KTK. nun 107. maddesinde aracın çalınması veya gasp edilmesi halinde işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığının ispat edilmesi durumunda sorumlu olmayacakları öngörülmüştür. Somut olayda anılan yasa hükmünde belirtilen önlemlerin davalı araç sahibi sürücü tarafından alınmadığı, davalıya ait araç sürücüsünün aracın anahtarlarını kaybettiğini tesbit ettikten sonra aracın çalınmasını önlemek için yeterli önlemleri almadığı anlaşılmaktadır. Davalı işletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olup kusursuz sorumluluktur. Salt Ceza Mahkemesinde sürücü davalı Erdoğan'ın hırsızlık suçundan mahkum olmasının ve bilirkişi raporu ile davalı işletene kusur verilmemesi işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırılamayacağı düşünülerek yazılı şekilde davalı malik ve sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
3- Davacı tarafından davalı küçük E. Çabuk ve babası H. Çabuk hakkında dava açılmış olup, davacı H. Çabuk'un aile başkanı olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. Olay tarihinde davacı Erdoğan yaşının küçük olması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan TMK. nun 320. maddesi gereğince davalı H. Çabuk'un da aile başkanı olarak sorumlu tutulması gerekirken bu davalı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
4- Davacı tarafından kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı talep edilmediği halde bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı bedelinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi HUMK. nun 74. maddesine aykırı olup bozma nedeni ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2 ve 3 bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy