(6762 S. K. m. 1301) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödediği 4.505.00 YTL tazminattan, davalıların %75 kusur oranına isabet eden 3.378.75 YTL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı R. B. vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, reeskont faiz talebine yasal olanak bulunmadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen 1.500.00 YTL hasar bedeli ile 2.000.00 YTL'yi aşkın tedavi giderinin tazminat miktarından takas ve mahsubunu istediklerini bildirmiştir.
Davalı S. S., kusur oranına, tazminat miktarına ve faize itiraz- ederek, aracında meydana gelen 1.500.00 YTL'lik hasar bedelinin tazminattan takas ve mahsubunu istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 1.126.25 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, davalıların yerinde görülmeyen takas ve mahsup taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2- Dava, TTK'nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Davalı araç maliki S. Savaş, cevap dilekçesi ile usulüne uygun olarak takas mahsup talebinde bulunmuştur. Takas savunmasının karşı dava olarak ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, sigortalının halefi olan davacı sigorta şirketine karşı defi olarak ileri sürülmesi de mümkündür.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan S.'in takas def inin üzerinde durularak, delilleri toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişiden bu hususta rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Dava, kısmen kabul kısmen reddedildiğine göre, reddedilen kısım üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı R. B. yararına, A.A.Ü.T.'nin 12. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı S. yararına, 3 nolu bente açıklanan nedenlerle hükmün davalı Ramazan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 21.01.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy