(2004 S. K. m. 277, 282, 283)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı K. Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Etibank A.Ş. vekili, davalılardan A. Ç.'ın dava dışı Ç… Gıda San. Tic. Ltd. Şti'nin 25.10.1999 tarihinde kullandığı kredilerin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, 6.06.2000 takip tarihi itibariyla 88.803.098.022.TL borcu bulunan davalı A. Ç.'ın İstanbul, Güngören, Haznedar çiftliği mevkii 6428 parseldeki 1/2 hissesini 17.12.1999 tarihinde 3.000.00.YTL bedelle davalı K. Ş.'e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş, dava konusu taşınmazın 9.08.2000 tarihinde davalı K. tarafından H. Ş.'na satıldığının anlaşılması üzerine davalı H.'ı da 17.12.2003 tarihli ara karar uyarınca davaya dahil etmiştir.
Takip konusu alacak ve dava hakkı davacı Etibank A.Ş tarafından 10.10.2001'de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna, Fon tarafından da Ocak 2006'da RCT Varlık Yönetim A.Ş'ne devredilmiştir.
Davalı A. Ç. tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Davalı K. Ş. vekili, taşınmazın Bakırköy sınırları içinde olduğunu bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyasın Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davanın süresi içinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmesini müvekkilinin borçluyla akrabalığı olmadığını, dava konusu taşınmazı 24.5.1995 tarihinde borçluyla birlikte eşit hisseli aldıklarını, borçlunun dava dışı S… Ecza San. Tic. Ltd. Şti'ne olan 60.000.00.YTL borcunu üstlenerek dava konusu taşınmazın 1/2 hissesini 63.000.00.YTL gerçek bedel ödeyerek aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı H. Ş. vekili, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve borçluya değil davalı K.'e ait 1/2 hisseyi satın aldığını K.'in borçludan aldığı 1/2 hissenin halen üzerinde olduğunu müvekkiliyle diğer davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davalı sıfatını kabul etmediklerini dava dilekçesinde müvekkilinin adının geçmediğini, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/168 E. 2003/250 karar sayılı ilamıyla davalı K.’in borçlu A.'den aldığı dava konusu 1/2 hissenin satışının iptaline karar verildiğini ve taşınmazın icra dosyasında satış aşamasında olduğunu satış gerçekleştiğinde bu davanın konusuz kalacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince, dahili davalı H. Ş. hakkında açılan davanın reddine, İİK.nun 283/2 maddesi gereğince diğer davalılar yönünden açılan tasarrufun iptali davası bedele dönüşmekle Güngören Tapu Sicil Müdürlüğünün 6248 tapu sicilinde kayıtlı 6248 parsel 1, 3, 5 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin K. Ş. tarafından H. Ş.'na satış tarihindeki raiç bedeli olan 32.000.00.YTL'nin davalı K. Ş.'ten tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı K. Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili davasını borçluyla hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişi K. Ş.'e karşı açmıştır. 17.12.2003 tarihli ara kararla dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra davalı K. tarafından dördüncü kişi durumundaki H. Ş.'na satıldığı İİK.nun 282/1 inci maddesi gereğince mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle H.'a husumet yöneltilerek davaya dahil edilmesi istenmiş davacı vekili tarafında da ara karar yerine getirilmiştir.
Borçluyla hukuki işlemde bulunan kişi borçludan aldığı malı veya hakkı üçüncü kişiye devretmişse bu tasarrufunun iptali için kötüniyetli üçüncü kişiye karşı iptal davası açılabilir. Davacının bu durumda seçimlik hakkı vardır. Ya borçluyla üçüncü ve dördüncü kişi arasındaki tüm tasarrufların iptalini yada üçüncü kişinin İİK.nun 283 üncü maddesi gereğince tazminatla sorumlu tutulmasını isteyecektir.
İİK.nun 282/1 inci maddesi gereğince borçluyla hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup dördüncü kişi zorunlu dava arkadaşı değildir.
Dolayısıyla somut olayda davacının talebi olmadığı halde dördüncü kişi konumundaki H. Ş.'nun davaya dahil edilmesi yönündeki ara karar yerinde olmadığından taraf sıfatını kazanmayacağı dolayısıyla lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
3-Davalı K. Ş.’le vekili Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2007 tarih 2006/304 Esas, 2007/171 Karar sayılı ilamının Kadıköy 2. İcra Müdürlüğünün 2007/9594 dosyasıyla takibe konulduğunu bu davaya konu 7.12.1999 tarihli tasarrufun iptali nedeniyle 32.000.00.YTL tazminatın icra dosyasına yatırıldığını iddia etmiş, ilam ve icra dosyası tutanaklarını temyiz dilekçesi ekinde sunmuştur. Buna göre anılan dava ve takip dosyası celp edilerek mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı K. Ş.'e geri verilmesine 05.11.2007 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)