(818 S. K. m. 41, 43) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Recep'e ait Ömer'in sevk ve idaresindeki 34 ... ... plakalı aracıyla müvekkili şirkete kasko sigortalı 34 ... ... plakalı aracına çarptığını, sigortalıya ödenen 23.693.00.- YTL hasar tazminatının 3.871.00.- YTL.nın davalılardın sigorta şirketi tarafından ödendiğini belirterek davalıların % 50 kusur oranına isabet eden bakiye 7.975.50.-YTL tazminatın 20.07.2004 ve 17.09.2004 ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kabulü ile 7.975.50.-YTL tazminatın 17.09.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek. yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece olayda davalı taraf sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Keşif sonrası uzman bilirkişiden alınan rapora göre davacı taraf sarı ışıkta kavşağa süratli biçimde girmiş, bu sırada yönüne göre sağından kavşağa giren davalı aracıyla çarpışmaya neden olmuştur. Davalı araç ticari taksi sürücüsünün tanığı, kavşağa yeşil ışık yanınca girdiklerini söylemiştir. Ancak davalı sürücü yol ve ışık açık olsa da kavşağa giriş yapmış olan araçların durumunu dikkate alması gerekirdi. Bu durumda her iki sürücüsünün olayda kısmı kusurlu olduklarının kabulü ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davacı sigorta şirketinin ödeme belgesi veya ibra belgesinin araştırılıp dosyaya getirtilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 12.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy