(7201 S. K. m. 16) (Tebligat Tüzüğü m. 22)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Mehmet tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 7.140.00.-YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, davalının kusur oranına isabet eden 5.353.00.-YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 5.340.00.-YTL tazminatın 04.09.2005 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Mehmet'e tebliğe gönderilen dava dilekçesinin birlikte sakin yeğeni Ergün'e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16., Tebligat Tüzüğü'nün 22. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Tebligatın geçerliliği için tebligatı alacak kişinin veya aile efradının muhatapla birlikte oturması şarttır. Yapılan zabıta araştırmasında dava dilekçesinin tebliğ edildiği Ergün ile Mehmet'in aynı çatı altında oturmadığı, akrabalık bağı olmadığı belirlenmiştir. Bu hale göre, dava dilekçesinin davalıya tebliğ işlemi geçersizdir. Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davalıdan savunma ve delilleri sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi doğru değildir.
2- Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı Mehmet'in % 75 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/415 E. - 2006/205 K. sayılı dosyası ile görülen davanın yargılanmasında alınan bilirkişi raporunda ise, davalı Mehmet'in kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahkemece yapılacak iş; her iki dosyada alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman Karayolları Fen Heyeti, İTÜ gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Mehmet'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Mehmet'e geri verilmesine 14.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy