(818 S. K. m. 42, 43, 44, 47)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Fatma'nın eşi diğerlerinin babası olan Dinçel'in davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini ileri sürerek, Fatma için 76.500,00 YTL ve Hasan için 2.000,00 YTL destekten yoksun kalma ve her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan muteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Tahsin ve Birol vekili, kazada müteveffanın asli kusurlu olduğunu ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünü % 60, müteveffanın % 40 oranında kusurlu olduğu kaza sonucunda davacı Fatma ve Hasan'ın destekten yoksun kaldığı gerekçesi ile, bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı hükme esas kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile, davacı Fatma için 18.725,82 YTL, davacı Hasan için 1.325,23 YTL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacılar için ayrı ayrı 500,00 YTL manevi tazminatın davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olmak üzere) müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin tüm, davcılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffanın kaza tarihinde 54 yaşında olduğu, 60 yaşına kadar çalışıp davacılara destek olacağı belirtilerek 6 yıl için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Her ne kadar, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında ölenin olası yaşam süresi boyunca destek olabileceği düşünülerek tazminat hesabı yapılamaz ise de, bu sürenin 60 yaş ile sınırlandırılması da doğru değildir. Çalışma koşulları, yapılan işin niteliği dikkate alınarak desteğin daha ne kadar süre eylemli olarak çalışabileceği, konusunda uzman bilirkişiye tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece anılan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
3- Davacıların manevi tazminat isteği BK'nın 47. maddesine dayanmaktadır. Manevi tazminatın amacı, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar gidermek, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten ibarettir. Hakim manevi tazminat miktarını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmelidir. Takdir edilecek miktar, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar takdir edilmelidir. Mahkemece davacılar lehine anılan ilkeler dikkate alınmadan yetersiz manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 885,70 YTL kalan onama harcının temyiz eden davalı Ş. Sigorta AŞ'den alınmasına 26.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy