(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Davut idaresindeki aracın, müvekkillerinin annesi Saadet'e çarparak ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin olaydan dolayı derin üzüntü duyduklarını; tedavi ve defin masrafları yaptıklarını ve destekten yoksun kalma tazminatı da talep ettiklerini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00.'er YTL'den toplam 5.000,00. YTL manevi, 1.000,00. YTL'de maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
Bakırköy Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nin 2006/89 Esas sayılı dosyasından aynı olayla ilgili olarak davacılar tarafından davalılar G. Sigorta ve Demir aleyhlerine açılmış olan tazminat davasına ilişkin dosya bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın reddini istemiş, davalı Demir ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile takdiren 2.000,00.'er YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren, yasal faizi ile davalıdan tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HUMK'nun 45. maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek görülebilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
Bu durumda, davaların ayrı ayrı hüküm altına alınmaları, harç, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de; hükmedilen manevi tazminatın trafik sigorta poliçesi kapsamı dışında kaldığı gözetilmeden, davalı sigorta şirketinin de diğer davalılarla birlikte sorumluluğuna karar verilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigortaya verilmesine, 05.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy