(1086 S. K. m. 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı Sigorta Şirketi yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İsmail C. yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı İsmail C. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve çekme ücreti karşılığı 11.585YTL'nin sigortalıya ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 31.10.2005 tarihli oturumda davalı sigorta şirketinin 2.750YTL poliçe limitini faiz ve vekalet ücretiyle birlikte 3.340YTL olarak müvekkiline ödediğini, davalı şirketten alacaklarının kalmadığını ve ibra ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı İsmail C. kaza tespit tutanağında kazanın oluş şeklinin yanlış belirtildiğini, kendisinin daha önce kaza yapan ve yolu kapatan sigortalı araca çarptığını, kaza tespit tutanağını ve kusuru kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
31.10.2005 gün 2004/285 2005/751 sayılı önceki hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, Dairenin 24.04.2007 gün 2007/1229-1347 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra dosya kapsamına benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi poliçe limitini yargılama sırasında 7.1.2005 tarihinde ödemekle bu davalı yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarih itibariyle davalı İsmail hakkındaki davanın 5.792.50YTL'lık bölümünün kabulü ile 5.792.50YTL tazminatın davalı İsmail'den tahsiline, bu miktara ödeme tarihinden (27.6.2003) 7.1.2005 tarihine kadar istemle bağlı kalınarak yıllık %55 ve değişen oranlarda direnim faizi yürütülmesine, davalı sigorta şirketi tarafından 2.750YTL poliçe limiti 7.1.2005 tarihinde davacıya ödendiğinden, 5.792.50YTL'ye 7.1.2005 tarihinden yıllık %38 ve değişen oranlarda direnim faizi yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı İsmail C. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı İsmail C. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hükme esas alınan 31.12.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalı sürücünün, daha önce kendi kusuru sonucu kaza yaparak yolu kısmen kapatan davacı şirkete sigortalı aracın sağ arka kısmından çarptığı ikinci kazada %50 oranında kusurlu olduğu; sigortalı aracın arkasında onu yoldan çıkaracak derecede çarpma hasarının olmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda davalı taraf davacı şirkete sigortalı aracın ikinci kaza nedeniyle arka kısmında meydana gelen hasarın 1/2'sinden sorumlu olmalıdır. Mahkemece hasar yönünden yeni bir inceleme yapılmadan araçtaki toplam hasarın %50 kusur oranına göre 1/2'sine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. Mahkemece; kusur yönünden rapor düzenleyen bilirkişi kurulundan davalının sorumlu olduğu ikinci kazada sigortalı aracın arka kısmında meydana gelen hasarın tespiti için ek rapor alınması, %50 kusur oranına göre, davalı tarafça tazmini gereken hasar bedelinin tespiti davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsup edilmesi ve sonucuna göre, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değil, bozma sebebidir.
3- Kabule göre de; davalı sigorta şirketinin 2.750 YTL poliçe limitini işlemiş faiz ve vekalet ücretiyle birlikte 3.340YTL olarak dava sırasında davacı şirkete ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Bu halde mahkemece 5.792.50YTL hasar bedelinden davalı sigorta şirketince ödenen 2.750YTL poliçe limitinin mahsubu ile bakiye 3.042.50 YTL'nin ödeme tarihinden (27.6.2003) işleyecek faiziyle davalı İsmail'den tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi HUMK'nun 381-388. maddelerine uygun olmayacak ve infazda karışıklık yaratacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davalı İsmail vekili tarafından, 16.10.2007 tarihli makbuzla yatırılan 250 YTL tanık ücretinin davacı tarafça yatırılmış gibi, davacı tarafından yapılan yargılama giderine eklenerek 1/2'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı İsmail C. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı İsmail C.'ye geri verilmesine, 60.00.-YTL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı İsmail C.'den alınmasına, 11.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy