(1086 S. K. m. 23) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. C.8)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın, oto kiralama sözleşmesi ile diğer davalıya kiralandığını, davalı Hüseyin'in sigortalı araçla kaza yaptığını, aracın ağır şekilde hasarlandığını, hasar miktarı piyasa değerine yakın olduğundan ve davalılar tarafından zararın tazmini cihetine gidilmediğinden hasarlı hali ile 4.000.YTL'ye satıldığını belirterek, 20.000.YTL sigorta bedelinden sovtaj bedelinin mahsubu ile bakiye 16.000.YTL araç bedeli ile olay tarihinden işleyecek ticari faizin birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı G.....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, olay yeri ve davalıların adresi itibariyle yetkisiz olduğunu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili ve görevli bulunduğunu, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin alınması gerektiğini, araç sürücüsünün geçerli bir ehliyeti olmadığından hasarın teminat kapsamında kalmadığını, hasarın hakem bilirkişi prosedürüne göre tespitinin zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hüseyin, duruşmalara katılmadığı gibi, davaya yazılı olarak da cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin merkezinin İstanbul olduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, yasal cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu süre yasal süre olduğu için gerek hakim, gerekse taraflarca değiştirilemez. Bu itibarla, karşı taraf (davacı) süre aşımını ileri sürmemiş olsa dahi mahkeme bunu re'sen gözetmekle mükelleftir.
Dava dilekçesi davalı G.....Sigorta A.Ş.'ne 30.12.2005 tarihinde tebliğ edilmiş, yetki itirazı ise 16.01.2006 tarihinde ileri sürülmüştür. Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 10. gün idari izin sayılan 09.01.2006 tarihine denk gelmektedir. İdari izin sayılan günler, resmi tatil niteliğinde olmayıp, bu tarihlerde mahkemelerde işlem yapılmaktadır. Bu nedenlerle davalı G.....Sigorta A.Ş. vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde yetkisizlik kararı verilmesi doğru değil, bozma sebebidir.
Kaldı ki, kasko sigortası genel şartlarının c/8, maddesi hükmüne göre, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar sebebiyle açılacak davalarda sigorta sözleşmesine aracılık yapan acentenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Dosya içerisindeki kasko sigorta poliçesinin incelenmesinde, bu poliçenin Marmaris'teki yetkili acente tarafından düzenlendiği dava konusu olayda da davacı vekili yetki anlaşması gereği davayı Marmaris'te açtığına göre, yetki itirazının reddi ile davanın esasına girilerek sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekirdi.
Kabule göre de; davalı Hüseyin'in mahkemenin yetkisi yönünden itirazının bulunmaması nedeniyle, davalı G.....Sigorta A.Ş. vekilinin yetki itirazı davalı Hüseyin'i bağlamayacağından davalı Hüseyin hakkındaki davanın görülmesine devam edilmesi gerekirken, yetki itirazı olmayan davalı Hüseyin'i de kapsayacak şekilde tüm davalılar yönünden yetkisizlik kararı verilmesi de isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 60.00. TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 05.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy