(818 S. K. m. 61) (1479 S. K. m. 63)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, davalıların murisi Sabit K.'ye çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle davalı hak sahiplerine poliçe limiti ile sınırlı olarak 30.000 YTL tazminat ödendiğini, bilahare Bağ-Kur Genel Müdürlüğü tarafından müvekkili aleyhine Mersin İş Mahkemesinin 2005/586-1073 sayılı dosyasında davalı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı ve cenaze yardımı yapıldığından dolayı ZMSS doğan sorumlulukları nedeniyle tazminat davası açıldığını ve aleyhlerine hüküm kurulduğunu bu ilam gereğince Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2006/3217 sayılı takip dosyasına 31.476.90 YTL ödeme yapıldığını bu ödemenin davalıların sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu belirterek mükerrer ödenen 31.476.90 YTL'nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, murisin Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, davacı sigortacı ödeme yaptıktan çok sonra öğrenildiğini, Mehmet dışındaki müvekkillerine Bağ-Kur'ca çok cüzi nitelikte maaş bağlandığını müvekkillerinin hayat standardının çok düştüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının daha önceden hak sahiplerine belli miktar ödemede bulunması, yasal olarak kendisinden tahsil edilen miktarın mükerrer olduğunu göstermeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ZMSS'dan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Koç Alians Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davalıların murisine çarpması sonucu muris Sabit K.'nin ölümü nedeniyle hak sahibi olan davalılara 2.9.2004 tarihinde poliçe limiti dahilinde 30.000 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiştir. Bu ödemeden sonra, Mersin İş Mahkemesi'nin 2005/586-1073 sayılı davası ile, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü tarafından davacı sigorta şirket ile sigortalısı aleyhine açılan davada; hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının peşin sermaye değeri ile cenaze yardımının 5/8 kusur oranına (sigortalının kusuruna) isabet eden 22.327.831.611 TL'si talep edilmiş, mahkemece 18.11.2005 günlü kararla davanın kabulüne karar verilmiş, davacı sigorta şirketince faiz ve masraflarla birlikte toplam 31.476 YTL. alacak, 31.5.2006 tarihinde Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2006/3217 sayılı takip dosyasına ödenmiştir.
Olay tarihini kapsayan 13.08.2005/2006 vadeli 7240-0210-00000 136 Poliçeden ölüm halinde kişi başına poliçe teminatı 30.000 YTL olup, bu miktarı davacı sigorta davalılara ödemiştir. Dava dışı Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün açtığı dava nedeniyle poliçe limiti dışında 31.476 YTL daha ödemek zorunda kalmıştır.
BK.'nun 61. maddesi hükmü gereğince Haklı bir sebep olmaksızın alanın zararına mal iktisabeden kimse, onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulunmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır. Bir başka ifade ile, sebepsiz zenginleşme bir kimsenin haklı bir neden olmaksızın diğer bir kimse zararına kazanımda bulunulmasıdır.
Dava dışı Bağ-Kur'un 1479 Sayılı Yasanın 63. maddesine dayanan rücu hakkı, haleflik esasına dayanır. Buradaki haleflik kurumun haklarını 3. kişilerin kendi aralarında gerçekleştirecekleri anlaşmalarla, ibra ile bertaraf etmelerini önleyici nitelikte kendine özgü bir halefliktir. 63. madde kapsamında sigortalıya da hak sahiplerine yapılan yardımlar sosyal nitelikli ve içeriklidir. Zarar verenle, hak sahiplerinin zararların giderimi konusunda önceden anlaşmış olmaları, kurumu bu yükümlülükten kurtarmaz. 1479 Sayılı yasanın 63. maddesine göre, sigorta şirketleri Bağ-Kur'un rücu hakkını haiz bulunduğu diğer sorumlular kapsamındadır. Bağ-Kur'a anılan madde ile tanınan rücu hakkı kanundan doğan bağımsız bir rücu hakkı vasfında olup, tazmin sorumlularının sigortalı yada hak sahiplerine yaptıkları ödemeler rücu alacağından mahsup edilemez.
Somut olayda; davalılara, hem davacı sigorta şirketince hem de yasa gereği dava dışı Bağ- Kur Genel Müdürlüğü'nce ödemede bulunulmuş olup, davalılara aleyhine sebepsiz zenginleşme şartları oluşmuştur.
Bu durumda, davacı sigorta şirketi, poliçe limiti dahilinde hem davalılara, hem de mükerrer olarak dava dışı Bağ-Kur'a ödeme yapmıştır. Davacı, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, Bağ-Kur'a yapmış olduğu ödemeyi davalılardan tahsil etmek için her zaman dava açabilir.
O halde, mahkemece dosya kapsamına göre, sigortalının olaydaki kusur oranı da gözetilerek Bağ-Kur'ca yapılan ölüm aylığının peşin sermaye değerinin ve cenaze yardımı giderinin faiz ve diğer masrafların tesbiti için seçilecek uzman aktüarya bilirkişinden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru değil bozma sebebidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Koç Alianz Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy