(2004 S. K. m. 277) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Mehmet vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu Çiğdem'in, alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Bakırköy Osmaniye Mahallesi, 236 ada, 26 parselde A Blok 4. kat, 12 no'lu bağımsız bölümün 1/3 hissenin çıplak mülkiyetini 16.12.2004 tarihinde davalı Mehmet'e sattığını belirterek tasarrufun iptaline, 6.500.00 .-TL. alacağın fer'leriyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Çiğdem, dava konusu taşınmazı müşteri olarak gelen davalı Mehmet'e bedeliyle sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Mehmet vekili taşınmazın iyiniyetle ve bedeli ödenerek alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre gerçek değer ile satış değeri arasında açık oransızlık bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne. dava konusu Bakırköy Osmaniye 236 ada. 26 parseldeki A Blok, 4. katta 10/310 arsa paylı, 12. no'lu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetinin davalı Çiğdem tarafından davalı Mehmet'e satışına ilişkin tasarrufun iptaline, alacaklıya taşınmazda alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm, davalı Mehmet vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından tespit edilen gerçek bedeli arasında fahiş fark olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı borçlu, dava konusu taşınmazdaki hissesini üzerinde dava dışı Nesimi lehine mevcut intifa hakkı ile birlikte çıplak mülkiyet olarak satmıştır. Bilirkişi raporunda ise mevcut intifa hakkının taşınmazın satış değerine etkisi tartışılmamış davalı Mehmet'in bu yöndeki itirazları da değerlendirilmemiştir.
O halde davalının rapora itirazları da göz önüne alınarak intifa hakkının dava dışı kişiye ait olmasının taşınmazın tasarruf tarihindeki değerine etkisi konusunda ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Mehmet vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden Mehmet'e geri verilmesine ve 60.00.TL temyiz başvuru harcının davalı Mehmet'ten alınmasına 23.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy