(2004 S. K. m. 277, 281, 282, 283, 284) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince, süresi dışında davalı borçlu Aysun Güvener vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlu Aysun aleyhine takip yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek, davalı borçlunun iki adet kooperatif hissesini davalı Cevdet'e onun da davalı Mehmet'e satışı ve bir taşınmazına da yine davalı Cevdet'e onun da davalı Yusuf Tamer'e satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yusuf Tamer vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, hisseleri devralan davalı Cevdet'in borçlu Aysun'un durumunu bilebilecek kişilerden olduğu, Cevdet'ten kooperatif hisselerini satın alan Mehmet'in de borçlunun babası olduğu gerekçesiyle hisse devirlerinin iptaline, taşınmaz satışında ise Cevdet hakkındaki davanın aynı gerekçelerle kabulüne ve davalı Yusuf Tamer'in kötüniyetinin ispatlanamamasından dolaya bedele dönüşen davada taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki taşınmasın gerçek değeri olan 85.000 YTL ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm davalı borçlu Aysun ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı borçlunun 04.02.2009 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda borçlunun süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, borçlunun temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı 4. kişi durumundaki Yusuf T.'nin kötüniyetli olduğunun ispatlanmasına, bedel farkının bu davalı için tek başına iptal nedeni sayılmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz sair itirazlarının reddine,
3- Hüküm fıkrasında, iptal edilen tasarrufların hangi takiplerdeki alacak ve ferilerini kapsadığının belirtilmemesi suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7, maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı borçlunun temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendin 4. satırında yer alan Sömek'ten kelimesinden sonra gelmek üzere davacının İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2001/22335 ve 2001/22336 esas sayılı icra takiplerindeki ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy