(5718 S. K. m. 25) (2918 S. K. m. 109) (3095 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 42, 83, 105) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat - rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri ile asıl dava yönünden davalı U. Denizcilik A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait çekici ve römork ile davalıların malik, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu olarak Romanya'da meydana getirdiği trafik kazası sonucu, davacı aracının ve taşınan yüklerin hasara uğradığını belirterek, 20.000.00 Euro hasar bedeli, 21.764.68 Euro kâr kaybı, değer kaybı ve 27.000.00 Euro taşınan mallardaki zarar olmak üzere toplam 68.764.68 Euro'nun kaza tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık Euro mevduatına verilen en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı C. P. A.Ş. vekili, aynı olay nedeniyle, müvekkili şirketin sigortalısı S. T. V.'ya ait çekici ve dorsedeki hasar için ödenen 48.857.30 Euro'nun kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek Euro mevduat faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının, karşı araç malik sürücü ve trafik sigortacısı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı U. Denizcilik A.Ş. vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, araçta meydana gelen zarar ve kâr kaybına ilişkin delil sunulmadığını, MÖHUK.'nun 25. maddesi uyarınca, haksız fiilden doğan borçların haksız fiilin işlendiği yer olan Romanya hukukuna tabi olduğunu, birleştirilen davadaki talebin KTK.'nun 109. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı M. A.D., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan aracın yeşil kart sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, tazminat talebinin motorlu taşıt bürosuna yöneltilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, asıl davada, davalı G. Sigorta A.Ş. aleyhindeki davanın husumetten reddine, davalılar U. Denizcilik A.Ş. ve M. A. D. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, 5.045.36 Euro'nun, 03.03.2003 tarihinden ibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine; birleştirilen davada, davalı U. Denizcilik A.Ş aleyhindeki davanın zamanaşımı nedeniyle, G. Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın ise husumetten reddine, davalı M. A. D. yönünden davanın kabulü ile, 48.875.30 Euro'nun, 11.03.2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri ile asıl dava yönünden davalı U. Denizcilik A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleştirilen davada davacı C. P. A.Ş. vekili ile asıl davada davalı U. Denizcilik A.Ş. vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin, davacı L. V. S. T. vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- B.K.'nun 105. maddesine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde kullanılmamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Mahkemece, davacının kâr kayıplarıyla ilgili olarak iddialarını ispata elverişli delil tespit edilemediğinden, bu kalem tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece taraf delilleri ve davacının itirazları da gözetilerek, araç tamir edilmiş ise değer kaybı ve tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert total olmuş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kuruluna incelettirilip ek rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.'nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
3- B.K.'nun 83/son maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri, hasar bedelinin, 3095 Sayıl Yasanın 4/a maddesi uyarınca işlemiş faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının ödenmesini istemiştir.
O halde mahkemece, Euro üzerinden hesaplanan tazminatın ve 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faizi toplamının, fiili ödeme tarihinde T. C. Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli itibariyle isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleştirilen davada davacı C. P. A.Ş. vekili ile asıl davada davalı U. Denizcilik A.Ş. vekilinin ve davacı L. V. S. T. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı L. V. S. T. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün adı geçen davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün birleştirilen davada davacı C. P. A.Ş. ile asıl davada davalı U. Denizcilik A.Ş. ve davacı L. V. S. T. yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy