(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ilişkin araca davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, değer kaybına uğradığını ve çalışamaması sebebi ile müvekkilinin kazanç kaybı olduğunu ileri sürerek, toplam 12.795,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 12.795,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ilişkin kamyonun tamir süresince çalıştırılamaması sebebi ile kazanç kaybı oluştuğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kural olarak, aracın kullanılamaması sebebi ile istenebilecek tazminat, aracın onarımı süresinde kullanılamamasından doğan kazanç kaybı ya da aracın yerine kullanılmak üzere kiralanan araç için ödenen kira bedeli olabilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın 20 gün de onarılacağı, bu sürede, kullanılamaması halinde toplam 8.496,00 TL kazanç kaybı olacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenmekle birlikte, davacının fazlaya ait hakkını saklı tutarak dava açtığı ve hasar gören aracın yerine başka belediyelerden de kamyon kiralandığı gerekçesi ile kira bedeli de bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybına ilave edilmek suretiyle fazla maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy