(2918 S. K. m. 99) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketinin araçta meydana gelen hasar bedelinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 14.000,00 YTL. zararın 15.09.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesinde hususi araç olarak belirtilmesine rağmen, kiralık araç olarak kullanıldığını, hasarın teminat dışı olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre aracın kiralık araç olarak kullanıldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile aracın hurdasının davacıda bırakılarak, 7.000,00 YTL tazminatın 16.09.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı sigorta şirketinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesin kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı, sigorta şirketi sigortalısının poliçe teminatı kapsamında olan gerçek zararından sorumludur.
Dosya içerisinde bulunan Poliçe Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesi hükmü uyarınca onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği taktirde sigortacının malı olur. hükmü öngörülmüştür. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kedisine verilmesini istenmedikçe, sigortacı tarafından davacı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında asıl olan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili tarafından aracın sigorta şirketinde kalması halinde araç bedelini istediklerini beyan ettiğine göre, mahkemece, davacının uğradığı zararın tümüne hükmetmek gerekirken, araç hurdasının davacı sigortalıya bırakılarak hurda bedelinin tazminattan düşülmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 283.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı sigorta şirketinden alınmasına, 24.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy