(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2006/8188 Esas s. dosyasında 29.06.2006 günü haczedilip 24.07.2006 günü fiilen muhafaza altına alınan ev eşyalarının, davacıya ilişkin olduğunu, borçlu V.'ın üçüncü kişinin bekar oğlu olması ve sair borçlu E.'in de boşanma ilamı uyarınca ayrıldığı eşi olması sebebi ile mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, bir şirketin ortağı olan davacının eşyaları alım gücünün bulunduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının icra kefili olması sebebi ile üçüncü kişi sıfatını taşımadığını, istihkak iddiasının gerçek dışı olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, boşanmanın takibe dayanak çek gününden sonra gerçekleştiğini, haczin de gidilen adreste yöneticinin kızı tarafından borçlulara ilişkin olduğu gösterilen yerde yapıldığını, haciz tutanağının, boşanma tarihinin ve davacının ortağı olduğu şirketin kuruluş tarihinin, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı yapıldığını gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; hacizden aynı tarih haberdar olan üçüncü kişinin istihkak davasını 7 günlük kanuni hakdüşürücü sürede açmadığı, davacı vekilinin son oturumda delillerin toplandığını söylemesi sebebi ile başkaca delil araştırmasına gidilmediği, kefaletin geçersiz olması sebebi ile genel mahkemede açılan davanın sonucu süreyi uzatmayacağından beklenmesinin gerekli olmadığı, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (üçüncü kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu 29.06.2006 tarihli haciz, ihtiyati haciz kararı uyarınca yapılmış, bu sırada hazır bulunan üçüncü kişi, borçlu eşi (E.) ile boşandığını, sair borçlu oğlunun (V.) askerde olduğunu belirtmiş, aynı haciz tutanağında icra kefili olmayı da kabul etmiştir.
Hacizden sonraki 7 günlük kanuni hakdüşürücü süre içinde davacı, vekili aracılığı ile istihkak iddiasında bulunmuştur. Bundan sonraki süreçte İİK'nun 97. maddesindeki prosedürün işletilmediği icra dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu halde 06.07.2006 tarihli istihkak iddiası ile hakdüşürücü süre kesilmiş olduğundan 04.08.2006 tarihli davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir.Öte yandan davacının (icra kefili olmayı kabul ettiği tarihte sair borçlular hakkındaki takip kesinleşmediğinden) dava konusu haciz tarihi ve istihkak iddiasının yapıldığı 06.07.2006 itibarı ile de üçüncü kişi sıfatı bulunmaktadır.
Bu halde işin esasına girilerek, bütün delilerin toplanması, alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde bildirdiği bağlantılı dava dosyasının da araştırılıp, getirtilerek incelenmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması bozma nedenidir.
2. Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada tetkiki gerekli görülmemiştir.
Sonuç: Davacı (üçüncü kişi) E. P. vekilinin yukarda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 18.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy