(2004 S. K. m. 278, 280, 283)
Dava: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı borçlular Ömer ve Latif aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek, borçluların dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ömer, Latif, Hüseyin, Zekai ve Elif vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı Hüseyin ilanen tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında gerçekleşen satışlarda taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, borçlular ile davalı Hüseyin'in kardeş olmaları ve taşınmazları satın alan 3. kişilerin borçluların alacaklıdan mal kaçırma kastını biliyor olmalarından dolayı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin, davalı Zekai dışındaki davalılar yönünden incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu Ömer ve Latif'in gerek tek başlarına, gerekse hisseli olarak malik bulundukları taşınmazların davalı Hüseyin'e devrinde taşınmazların satış bedelleri ile satış tarihindeki gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunmasına, İİY'nin 278/2. maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp, yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazların tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerlerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, buna ilaveten 3. kişi Hüseyin'in borçlular Ömer ve Latifin kardeşi olmasına, İİY'nin 278/1. maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, ayrıca Hüseyin'in borçlu olan kardeşleri Ömer ve Latifin alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY 280/11), davalı Hüseyin'e yapılan tasarruflarda, iptallerin de borçlular tarafından devredilen pay oranları ile sınırlı olduğunun açık bulunmasına, davalı Elifin de davalı borçluların ortağı olan Talha'nın kızı olmasından dolayı borçlu Ömer'in, alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY 280/1) ve bu tasarrufta da borçlu Ömer'in payının 1/2 olmasından dolayı iptalin de bu oran ile sınırlı olduğunun açık bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin davalı Zekai dışındaki davalılar açısından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Zekai'ye yönelik olarak ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nın 283/11. maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilmesi gerekir.
Somut olayda davalı Zekai'nin satın aldığı taşınmazların cebri icra sonucu elinden çıktığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda Zekai lehine yapılan tasarruf konusu taşınmazların cebri icra ile satışı yapılan icra dosyası getirtilerek İİK'nın 283/11. fıkrası gereği davanın bedele dönüştüğü nazara alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı Zekai dışındaki davalılar açısından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA), (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı Zekai yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Zekai'ye geri verilmesine, 26.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy