(1086 S. K. m. 186) (2918 S. K. m. 20) (2004 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3. kişi, Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün 2006/14988 Esas s. dosyasından, kendisinin 16.12.2005 gününde noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile satın aldığı 41 TC 013 plakalı aracın haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı ve borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacının yargılama sırasında dava konusu aracı satmış olduğunu belirttiğinden, aktif dava ehliyetinin kalmadığından, bahisle davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
2918 s. Yasa'nın 20/d maddesi uyarınca trafiğe kayıtlı araçların satış ve devrine ait sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, noterce düzenlenen satış sözleşmesi ile yapılması zorunludur. Aracın mülkiyeti ancak böyle bir satış var ise alıcıya geçmektedir. Bunun dışında yapılan harici satış sözleşmeleri ile aracın mülkiyetinin alıcıya geçmesi olanaklı değildir. Bu sebeple araç sahibi adına noterlerce yapılan satış belgesi düzenlenen kişidir. (HGK.21.06.1995, 15/411-644)
Somut olayda, davacı 3. kişi 25.06.2009 günlü oturumda dava konusu aracı dava dışı bir şahsa harici olarak sattığını beyan etmiştir. Trafik kayıtlarından anılan şahıs adına yapılmış bir tescilde bulunmamaktadır. Yapılan böyle bir satış ile aracın mülkiyeti alıcıya geçmediğinden davacının aracın mülkiyetini devir ettiğinden söz edilemeyeceğinden aktif dava ehliyeti devam etmektedir.
Kaldı ki, davacı aracı yargılama devam ederken bir başka şahsa noterce düzenlenen sözleşme ile satmış olsa dahi bu durumda, HUMK'nun 186. maddesi gereğince devir alan şahıs açıklamalı davetiye ile çağrılmalı, geldiği ve davayı takip ettiği takdirde, yargılamaya bu şahıs huzuru ile devam edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, davacı 3. kişinin davasını dava ehliyeti bulunmadığından reddi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy