(2918 S. K. m. 48) (6762 S. K. m. 1281) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5. Teminat Dışında Kalan Zararlar) (YHGK. 14.12.2005 T. 2005/11-624 E. 2005/713 K.) (YHGK. 23.10.2002 T. 2002/11-768 E. 2002/840 K.) (YHGK. 02.03.2005 T. 2005/11-81 E. 2005/18 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait, davalıya kasko sigortalı aracın, meydana gelen tek taraflı kaza sonucu pert total olduğunu, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 31.000.00 TL hasar bedelinden, fazlaya ait haklar saklı kalmak üzere, 7.000.00 TL'nın 05.02.2008 ihbar gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, araç üzerinde dain-mürtehin hakkı sahibi Koç Finans A.Ş.'nin muvafakatinin alınması gerektiğini, sürücünün alkollü olduğunu ve kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.5. maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kaldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, araç üzerinde dain-mürtehin kaydının bulunmadığı, sürücünün alkollü olarak araç kullandığına ait savunmanın kanıtlanamadığı, rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla, 7.000.00 TL'nın 05.02.2008 ihbar gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2918 s. KTK'nun 48. maddesinde; alkollü içki alması sebebiyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan b-2 bendinde, alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen sair araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesinde; Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Yasası uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarda anılan kanun hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne biçimde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin kanuni dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin kanuna aykırı bir biçimde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Sair bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir halde hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 tarih ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 tarih ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 tarih ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 tarih 2005/11-624-713 s. ilamları)
Somut olayda; hükme esas alınan, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 25.12.2008 günlü yazısında, sigortalı araç sürücüsü M. Ş. D.'ın kaza gününde yapılan kan alkol düzeyinin 0, 164 promil (16, 4 mg/dl) olarak saptandığı, bu düzeyin normal kişilerde de bulunabileceği ve adı geçenin laboratuar sonucuna göre alkollü olmadığı bildirilmiştir. Yargılama sırasında, içlerinde nöroloji uzmanı doktorun da bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan 02.09.2008 günlü raporda, sürücünün kanında kaza günü saat 18:15 itibariyle tesbit edilen 16.4 mg alkol düzeyinin, kaza anında 63.15 mg, yani 63.15 promil olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği kanaati belirtilmiştir.
Bu halde mahkemece, iki nöroloji uzman doktoru ile bir kusur uzmanı Makina Mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulundan, yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin yazısı ile bilirkişi kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sürücünün aldığı alkolün trafik kazasına etkisinin olup olmadığı, olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği, alkolün dışında başka etkenlerinde tesiri olup olmadığı konularında ayrıntılı, gerekçeli, rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy