(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B-4)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki, davalıya kasko sigortalı 53 AH 510 plakalı aracın, trafik kazası sonucu hasarlandığını ve davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinin iptal edildiği gerekçesiyle hasar tazminatını ödemekten kaçındığını belirterek, hasar tutarı 7.321,10 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kasko poliçesinin davaya konu kazadan önce iptal edilmiş olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bütün dosya kapsamına göre, iki ayrı kaza nedeniyle, kasko sigorta poliçesinin iptal edildiğine dair ihbarın tebliğinden sonra meydana gelen kazanın poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın hasar ve tazminatın sonuçları başlığını taşıyan B.4.4.2 maddesi uyarınca, kısmi hasarlarda taraflar sigorta sözleşmesini feshetmek hakkına sahiptir. Sigortacı ise fesih hakkını ancak tazminatı ödemeden önce kullanabilir. O halde, bu maddeye dayanılarak sigortacı tarafından sigorta sözleşmesinin geçerli bir biçimde feshedilebilmesi için öncelikle riziko gerçekleşmeli, daha sonra tazminat ödenmeden önce düzenlenecek bir zeyilname ile sözleşme feshedilmelidir. Somut olayda ise, dava konusu 28.07.2007 tarihli kazadan önce, 12.06.2007 gününde 1. kaza, 06.07.2007 gününde 2. kaza gerçekleşmiş, davalı sigorta şirketi tarafından 09.07.2007 günü Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.4.2 maddesine dayanılarak kasko sigorta poliçesi iptal edilmiş, 16.07.2007 günü ise davacıya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edilmiştir. Dosyada 12.06.2007 tarihli ilk kaza ile 06.07.2007 tarihli ikinci kazaya ait olarak, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair belge bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece, sigorta şirketi tarafından önceki kazalar sebebiyle davacıya yapılan ödeme ve tarihleri araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün bozulmasına, peşin alınan harcın istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy